Giriş
(36)

hp kitaplarını okudunuz mu? kaç doğumlusunuz?

deartheodosia
benim tüm çocukluğum hp okumakla geçti. ama yeni tanıştığım kimse hp okumamış oluyor (evet insanlara soracak kadar önem veriyorum hala). geçenlerde bi kafeden kurabiye almıştım, uff hagrid’in kurabiyeleri gibiymiş bunlar da dedim ve kimse bi şey anlamadı mesela. ya da bence insanların hangi binada o
benim tüm çocukluğum hp okumakla geçti. ama yeni tanıştığım kimse hp okumamış oluyor (evet insanlara soracak kadar önem veriyorum hala). geçenlerde bi kafeden kurabiye almıştım, uff hagrid’in kurabiyeleri gibiymiş bunlar da dedim ve kimse bi şey anlamadı mesela. ya da bence insanların hangi binada oldukları karakterleri hk önemli doneler veriyor. ne düşünüyorsunuz???
0
deartheodosia
(23.12.24)
Benim tüm cocuklugum Harry Potter kitapları ve filmleriyle geçti; koca kadin oldum, hala çok severim. Saçlarım biraz kabarsa "yine Hagrid'e döndüm" derim en basiti, günlük dil kullanimima da yerleşmiştir yani; etrafımda anlamayan kimseyi görmedim şimdiye dek.

94 doğumluyum. İlk filmi de ben 7-8 yaşlarındayken çıkmıştı yanlış hatırlamıyorsam. Sinemada kendimi bilerek izlediğim ilk filmlerden biridir.
0
fraise
(23.12.24)
ilk 4 kitabı okudum.
0
wd40
(23.12.24)
Hp öncesi yüzüklerin efendisi nesliyim ama hp nesli de yaşlandı artık o muhabbeti bulamazsın artık

Edit: 95 sonrası okuyan kalmamıştır
0
grimavi
(23.12.24)
@grimavi abim 87li, kuzenim 94lü, ben aralarındayım. üçümüz de hp okuyorduk ve kitapların yayımlanmasını bekleyen nesildendik. belki 95 sonrası daha uygun olabilir buna
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
93 doğumluyum, seriyi yeni bitirdim:)
0
nothing in my way
(23.12.24)
ne kitabını okudum ne filmini izledim.
0
rentts
(23.12.24)
96lıyım, hp ile büyüdüm. Eskisi kadar manyak olmasam da potterhead'im, beynimde zibilyon trivia var evreniyle ilgili. Ravenclaw'dan selamlar :d

Hatta son üç dört gündür kız arkadaşımla rewatch yapıyoruz seriyi, bugün melez prensi izledik.

İlk 5 kitabı annemle beraber okumuştuk, ben 5-6 yaşındaydım ilk kitaba başladığımızda. Okuma biliyordum ama uzun diye annem okudu, 5. kitap 1114 sayfaydı yine de beraber okumaya devam ettik :D son iki kitabı kendimiz okumuştuk ama ahaha. Sonra iki üç kez daha tüm seriyi okudum tabii ki.

Mesela Hogwarts Legacy oyununu da iki defa %100 olacak şekilde bitirdim, ilk çıktığında ve bi iki ay önce olacak şekilde. Çocukluktan beri beklediğim bir oyundu.

Benim neslimde kitapları okuyan var baya ama filmleri izlemeyen yok gibi. Belki 2000 sonrasında o kadar popüler olmayabilir bilemiyorum.
0
nundu
(23.12.24)
90, bütün kitapları okudum 4 ve sonrasını mı ne bekledik yıl yıl okuduk diye hatırlıyorum. Filmlerin de ilk 5'ini sinemada izledim, sonra filmlerini sevmedim devamına ilgim kalmadı.(ama kitaplar çok iyiydi diye hatırlıyorum) Bu arada ilk filmin tanıtımını bile çok net hatırlıyorum haberlerde mi ne McGonagall'ın kediden dönüşüm sahnesi falan gösteriliyordu acayip görsel efektli çok iyi film gelecek diye tanıtıyorlardı :)

Ya özellikle 99 ve sonrası bizim için önemli olan hiçbir şeyi bilmiyor. HP, The Matrix, Lotr, Geleceğe Dönüş, The Mask, Looney Tunes çizgi filmleri, Pokemon vs...

edit: bu arada bir hayal kırıklığımı anlatayım. Çocukken Türkiye'den bakarken HP dünyası çok büyülü geliyordu. 24 yaşımda İngiltere ve İskoçya'yı gördüm, aslında çok müthiş bi yaratıcılık yokmuş J.K. Rowling zaten o dünyanın içinde yaşıyormuş dedim :/ yarattığı dünya müthiş ama filmde gördüğüm ortamlar çocukken çevremde hiç görmediğim şeylerdi ve büyüleniyordum, aslında o dünyanın UK olduğunu fark ettim.
0
nhk ni youkosu
(23.12.24)
1995.

hp ben ilkokul ve lisedeyken büyük olaydi. bana cocuksu geliyordu ama büyü falan ne diyordum. hicbir serisini okumadim. filmlerine denk geldiysem izledim hikayeyi de bilmiyorum. lisansi okurken de herkes quidditch oynuyordu. turnuva falan yapiyorlardi avrupa'daki okullarla. allan mallari nerdleri böyle bir salaklik olamaz diyordum fdglhkjg

2020'de ilk kez erkek arkadasimla lockdown'da izledim ve bayildim.

kitaplarini da okumak isterim. verdigi mesaj zamansiz ve hikaye de cok güzel.
0
sonsuz
(23.12.24)
Senin yaşlardayım, hepsini okudum. Kitapları ilk filmi sinemada izledikten sonra okumaya başladım, liseye geçmeden güncel kitapları bitirmiştim. Son 2 kitap ben lisedeyken çıktı onları da o zaman okudum.
Hatta öss'ye hazırlanırken son 1 ayda kafa dağıtmak için tekrar okumuştum son kitabı, o geceler hala aklımda bir yandan stres bir yandan kitaptan aldığım zevk. Erken uyumam lazım ama sayfalar peşini bırakmıyor, geceliyorum...
Filmlerle devam ettim sonra, son film çıktığında da üniversitedeydim. Çocukluk ve ergenliğimin tamamında, kitabıyla filmiyle bi şekilde hayatımda olmuş. O dönemlerdeki birinin okumasa bile illa izlediği bir hikaye.

95li bir kız arkadaşım vardı o da severdi, sonrasında doğanlar da kitaba olmasa bile filmlere maruz kalmıştır. Z kuşağı uzak kalmış olabilir bir tek, bir de 85 ve öncesi diye düşünüyorum.
0
Bruce
(23.12.24)
Harry Potter'a ilgim o kadar sıfır o kadar yok ki başlığı okuduğumda H.P. Lovecraft'la ilgili zannedip onunla alakalı cevap verdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.12.24)
91liyim. turkcelerini sayisiz defa, ingilizcesini de birkac defa bastan sona bitirdim. artik kitaplari ezberlemistim bir paragrafi okurken sonraki paragraf aklima geliyordu. benim kadar manyagi 10-15 kisi falandir turkiye'de.

filmlerini cok sevmedim, ilk filmi disinda acip da izleyeyim dedigim filmi yoktur. bir de ucuncu film fena degil. ama kitaplari bambaska bir dunyaydi. oyle buyulu bir dunyanin icine cekilmek apayri bir duyguydu. universiteye kadar sayisiz kere okudum abartmiyorum.

harry potter ile buyuyen nesildik. kitaplar 2001'de cevrildi. o zamanlar ben 10 harry 11 yasindaydi. son kitapta da ben 16 harry 17 yasinda. beraber buyumusuz. son kitabi arkadasin tanidigi kitapcidan ayirtmistik ve sinifca almaya gitmistik. cunku tukeniyordu hemen. o gece uyumayip koca kitabi bitirmistim. binam ravenclaw'dir ama slytherin'e de sempatim vardir.
0
antikadimag
(23.12.24)
@nhk

ilk kitap 99'da turkceye cevriliyor ama cok populer degil o zamanlar. dost kitabevi basiyor hatta buyulu tas diye cevirmisler. sonra seri patlayinca 2001'de yky haklarini alip o zamana kadar yazilmis ilk 4 kitabi cevirip getiriyor. turk halkinin hp ile tanismasi budur.

sonra 2 senede bir yeni kitap geldi onlari bekledik. 2003 zumruduanka, 2005 melez prens, 2007 olum yadigarlari olmasi lazim. 2003 yilinda babama aldirdigim zumruduankayi hic unutmuyorum. hatta yanina bir de dort kafadarlar kitabi aldirmistim ve once onu okumustum. hp'yi bekletip hazzi arttiriyordum :)
0
antikadimag
(23.12.24)
91 doğumluyum, ne okudum ne izledim. Yetiskinligimde bı deneyeyim dedim filmini, çekmedi beni. Çocukken de çok okuyan cok izleyen biriydim ama ya bana denk gelmemiş ya da fantastik olduğu için ilgimi çekmemiş olabilir.
0
abuzer
(23.12.24)
89'luyum ilk kitabı okuduğumda henüz filmi çekilmemişti ben de 6. Sınıftayım diye hatırlıyorum. Hepsini okudum, bütün filmlerini izledim. En son çıkan Cursed Child tiyatro metnini de okudum (keşke oyununu da izlesek). 9 yaşında oğlum var, birinci ve ikinci sınıfta tüm harry Potter kitaplarını okudu. Hatta sihirli almanak diye bir kitap daha çıktı hp evreni hakkında ansiklopedimsi. Onu gördü D&r da onu da istedi onu da okudu. Bazen gryffindor cübbesi ile geziyor, 8 yaş doğum gününü HP temalı yapmıştık, pastası Hagrid'in Happee Birthdae Harry yazılı pastasıydı.

Komşumuzun ortaokula giden kızı var kaç doğumlu bilmiyorum ama 12 13 yaşlarında sanki. O da baya Potterhead, hatta instagram sayfası açmıştı bir ara Harry Potter ile ilgili az bilinen şeyler, replikler falan paylaşıyordu kendisini zorla takip ettirmişti:))
0
kullanicadi
(23.12.24)
87, Dumbledore'un öldüğü final sayfası ile beraber kitap bitip yeni kitap beklenilinceye kadarki süreçte Dumblodore ölmedi ve işte bu da kanıtı diye dedikodu niteliğinde forum yazıları ve websayfalarının açıldığını hatırlayacak kadar fanıydım. elimde 1. baskı bazı kitapları da var. bence bir şeyi sevmenin yaşı yok. Günümüzde 90'lı yılların dizilerini tekrar tekrar izliyorsa millet bir işin ne kadar iyi olduğu ile alakalıdır.
0
denizmaniaherif
(23.12.24)
artık yaşım 34.

serinin tüm kitaplarını birkaç defa okudum, keza filmlerini defalarca izledim (hatta üniversitede baktım, bir dersin vize/finalini geçemeyeceğim, ben de tüm seriyi hatmetmiştim o gece).

yeni nesil zannedersem bunu bir kültürden ziyade dümdüz karakterler yığını vs olarak görüyor.
bir gün girdiğim bir fırında ravenclaw logolu kazak giymiş bir kasiyer vardı. "aaa, çoğunlukla gryffindor ya da slytherin'i tutarlar ama siz ravenclaw'u seviyorsunuz galiba :)" dedim. kadın da üstüne bakarak "dediğinizi hiç anlamadım, öylesine aldığım bir kazaktı" dedi. sonra harry potter'ı çok sevdiğim için bu temada bir kupa alan arkadaşıma "artık çok özlü iksirimi bununla içeceğim" dedim, bana "yaralarımıza şifa olsun" dedi :(
0
m e b
(23.12.24)
Kitapları da filmleri de zamanında zevkle tükettim ama potterhead sayılmam.
92liyim.
0
norek
(23.12.24)
Popüler kültüre ait referanslar zaman geçtikçe eskiyor ve her yeni nesille birlikte güncelleniyor. Eskinin star wars, kara şimşek, Lotr, Lost, H.P gibi kendi dönemlerini domine etmiş diziler, filmler ve kitaplar yerini yenilerine bırakıyor.

Bence arada şöyle bir fark var; eskiden bu kadar çok platform, uygulama vs yoktu ve odak çok daha yüksekti. Yani mesela Lost yayınlandığı dönemde tüm dünya aynı anda interaktif bir şekilde izlenir, teori geliştirilirdi. Bu da o dönemin popüler kültür jargonunu, referanslarını vs domine ederdi. ancak şimdi çok sayıda platform, çok sayıda uyarlama, film dizi mevcut. Çok fazla odak var ve bunlardan herhangi biri global çapta popüler olsa da bu popülerlik çok kısa sürüyor. Eskiden tek bir dizinin tek bir bölümü için yayınlandığı saatlerde şehirlerde sokaklar boşalırken şimdi insanların böyle bir dizinin varlığından bile haberi olmayabiliyor. Özetle normal bir durum, hele ülkemiz gibi kültür tüketiminin son derece kısıtlı olduğu bir yerde.
0
thracia
(23.12.24)
Ben sadece ilk kitabını okumuştum. Sonra evlendim, kızlarım oldu. Büyük kızım tüm seriyi 1 defa, küçük olanı 10 yaş civarındayken tüm seriyi 6-7 defa filan okudu, her türlü detaya hakim.
0
SiyamkedisiZorro
(23.12.24)
92liyim kitabını hiç okumadım. İlk iki filmini izledim. Çok ilgimi çekmedi
0
jülsezar
(23.12.24)
Azkaban Tutsağı nı almıştı teyzem doğum günümde, delirmiştim okuduğumda. Ateş Kadehi yeni çıkmıştı, ona da yapıştım tabi hemen arkasından. Diğer 3 kitabı beklemek çileli ve keyifliydi. utopyam, esrardairesi gibi forumlarda çok sık vakit geçiriyordum.
Hatta son kitabı yine bu bahsettiğim forumlardan bir ekip çevirmişti Türkçe'ye -oldukça da iyiydi- pdfden okumuştum :D
Fantastik edebiyata meyilli olup da maruz kalanların kolay kolay kaçamayacağı bir furyaydı :v 91 liyim bu arada.
0
lüzumsuz adam
(23.12.24)
91'liyim. sayamayacağım kadar okudum ve izledim. benim güvenli alanımdır hp.
iş arkadaşımın orta sondaki kızına vermiştim, okumak istiyordu. ilgisini çekmedi mesela. ama kızıma zorla da olsa okuturum :)

hala sektör olarak ekmeğinin yenmesi çok mantıksız geliyor o ayrı. ama sadece kitap ve film olarak bakarsak ömürlük bir seri benim için.
0
elorelia
(23.12.24)
okudum, 84'luyum. ilk kitaba lise 2'de baslamistim sanirim. ilk basladigimda ne bu cocuk kitabi deyip biraktim. ama sonra tekrar basladim, ve bir daha birakamadim. tum kitaplari 2'ser 3'er kez falan okudum, filmleri de en az 3'er kez izledim. o zamanlar arkadaslarimin bircogu da okudu kitaplari. cocugum olsa okumasini isterdim.
0
lemmiwinks
(23.12.24)
Yaşlıyım.
Hiçbir kitabı okumadım. Filmleri de baştan sona hiç seyretmedim.
Ama cevapları okuyunca bir eksiklik hissettim. E pub'ını bulursam bakacağım bi.
0
Mirket
(23.12.24)
87liyim, neden okumadım bilmiyorum. hiç çevremde de görmedim. ben o zamanlarda seri stephen king okuyordum. :/
0
dilhun
(23.12.24)
89 doğumluyum. Hepsini tekrar tekrar okumuşumdur filmlerin hepsini de tekrar tekrar izlemişimdir. Mesela hatırlıyorum 5. kitabın çevirisi yayınlanmadan önceki son 50 gün yayınevinin sitesinde her gün bir sayfa yayınlıyorlardı ben de her gün onu takip ediyordum. Gerçekten bir dönemime damga vurmuştur. Ama üniversiteden sonra ilgim azaldı, şimdi de hiç yok. Mesela şimdi yeni dizi çekiliyor sanırım ve vakit ayırıp izleyeceğimi düşünmüyorum.

Büdüt: Hatırlayan var mı ya daha 5. kitabın çevirisi yayınlanmadan Sabah (sanırım bu gazeteydi) JK Rowling Sirius'un ölümünü yazdığı için ağlamış diye ana sayfaya yazarak spoiler vermişti?
0
peki madem
(23.12.24)
gururlu bir ravenclaw üyesi olarak okudum, filmlerini de defalarca izledim. 90 doğumluyum. çevremde hp'ci olduğunu iddia eden ve bina isimlerini bile hatırlamayan köpük birkaç kişi dışında tamamen gözden düşmüş bir seri.
0
brakgn
(23.12.24)
@sanem, bir bilim adaminin romaninini lise sonda okumustum ben de cok etkilendigim bir kitapti.
0
sonsuz
(23.12.24)
Kitapları 2 defa okudum. Eskiden kitapları okumamış ama filmlere hayran görünce şaşırıyordum. Dövmeli bir kızla tanıştım. 1 sayfa kitap okumamış. Filmlerin kesinlikle kitabı okumuş kişiler için yapıldığını düşünüyorum. Kitap okumayanlar için anlamsız şekilde geçen bir sürü sahne var. O yüzden garipsemiştim okumamasını. Artık takmıyorum.

Benim gibi 30 yaşını geçen herhangi birinin ilk defa oturup da Harry Potter okuması çok zor. İlk 2 kitap direkt çocuk kitabı. Ben ilk üç kitabı orta okulda bitirmiştim. Harry benden büyük ama kitapların Türkiye'deki çıkış tarihleri ile neredeyse Harry ile birlikte büyüdüm gibi oldu. Geçen gün 3. defa tekrar başladım okumaya. İlk iki kitapta epey göz devirdim ve sıkıldım mesela.
0
nawar
(23.12.24)
@antikadimag ben de her kitabı 50’den fazla okumuşumdur, abartmıyorum. canım sıkıldığında herhangi bi kitap/sayfayı açıp okumaya başlardım.

bende evde bir ilk okuduğum kitaplar, bir ingilizce seri bir de yeni baskı seri var. boşandığım kişi evde 3 hp serin var, sorunlusun falan diyordu :d if you know you know durumu.

ne çok seven varmış ayrıca, mutlu oldum :) buluşup hp günü yapalım! (ben de ilk filmler dışında filmlerini izlemedim.)
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
@deartheodosia Amerikan İngilizcesi mi, İngiltere İngilizcesi mi? Hangi ülkede basıldı? Sadece "cookie-biscuit" ya da "gas-petrol" gibi kelime farkı yok. Daha ciddi farklar var.

www.hp-lexicon.org
0
nawar
(23.12.24)
87 doğumluyum.
fantastik edebiyat, bilim kurgu ile beraber hiç ilgimi çekmeyen alan olduğu için okumadım. fantastik edebiyat'a az da olsa ilgim olsa kesin okumuş olurdum çünkü çok popülerdi.
0
wilhelmwasmuss
(23.12.24)
filmlerde ilk iki film kitaplara daha sadık ve biraz daha çocuksu ruh var, üçüncü film tam ara geçiş ve serideki en iyi yönetmen olan Cuaron'un filmi olduğu için gerçekten iyi bir film. Keşke tüm seriyi Cuaron çekseydi dedirtiyor ama mümkün olmazdı tabii :D Dört rezil, Mike Newell ile niye tekrar çalışmadıkları belli. Dumbledore'un saçma atarları falan aklıma geldikçe cringe oluyorum (meşhur bi did you put your name in the goblet sahnesi vardır bilen bilir). 5'ten sonra Yates ile devam ettikleri için belli bir sinematografik dil tutturulmuş ama kitaplardan uzaklaşma iyice belli oluyor bence.

Oyunlarını oynayan varsa bilir, ilk üç oyun tamamen kitaptan esinlenen, grafikleri çizgi film tadında ve macera hissini iyi yaşatan oyunlar. Dördüncü oyun yine rezalet tamamen co op oyunu yapmışlar. 5-6 tamamen filmlerin oyunu, ilk üç kadar olmasa da çıktığı dönemde keyifle oynamıştım. 7. filmin oyunlarına ise 1 saat dayanamadım korkunçlardı. Kitapları seven için LEGO oyununu tavsiye ederim. Bir de tabii ki Hogwarts Legacy çok keyifli, kusursuz bir oyun tabii ki değil ama Hogwarts'ı ve çevresini keşfetmek eğlenceli.

Ben de bu kadar HP seven görünce mutlu oldum. Kitapları son okumamın üzerinden birkaç yıl geçti, belki yakında tekrar bir tur atarım diye gaza da geldim :d
0
nundu
(23.12.24)
2016 doğumlu oğlanın masası:p

ibb.co
0
kullanicadi
(23.12.24)
@nawar, uk editionları var ama hiç karşılaştırarak okumadım diğerleriyle :)

@kullanicadi, çok sevimli <3 benimki de büyüsün lotr, hp her şeye bulaştıracağım :)
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
(3)

kas dengesizliği

sorucu
Lunge denilen hareketten yapıyordum. Sağ dizimi arkaya kırıp sol dizimi öne attım bir şey olmadı. Sol dizimi arkaya kırıp sağ sizimi öne atınca ise kuyruk sokumumda inanılmaz bir ağrı hissettim.Bunun kas dengesizliğinden, zayıflığından kaynaklandığını düşünüyorum.Kalça kası? Dolayısıyla lunge a geç
Lunge denilen hareketten yapıyordum. Sağ dizimi arkaya kırıp sol dizimi öne attım bir şey olmadı. Sol dizimi arkaya kırıp sağ sizimi öne atınca ise kuyruk sokumumda inanılmaz bir ağrı hissettim.

Bunun kas dengesizliğinden, zayıflığından kaynaklandığını düşünüyorum.Kalça kası? Dolayısıyla lunge a geçmeden önce plank, clamshell, bridge falan yapmam gerektiğini zannediyorum. siz ne diyorsunuz?
0
sorucu
(22.12.24)
Lunge benim en sevmediğim hareket olabilir hareket formunu uzmanlık seviyesinde öğrenemezsen dizlerini L4-L5'i ve siyatik sinirlerini bozman çok olası, ben kas dengesizliği gibi bir şey olduğunu sanmıyorum muhtemelen formun iyi değildir ya da ağırlıkla yapıyorsan kullandığın ağırlık fazla gelmiş olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.12.24)
Kaleci +1
Hayatımda kendimi iki kere sakatladim; biri lunge. Diğeri de ağır benchten. Lunge bence yapmayın, gereksiz populer olmuş bir hareket.
Kas dengesizliği ile alakası yoktur bunun. Mekanik olarak da sıkıntılı bir hareket.
0
logisticsmanager
(22.12.24)
Yukarıdaki cevaplara harfiyyen katılıyorum. Ergonomiye uygun bir hareket değil.

Ancak hareketin kuyruk sokumuna ani ve 'dayanılmaz' ağrı vermesi konusu çok değişik geldi bana.
Bir anlam veremedim açıkcası.
0
Mirket
(23.12.24)
(4)

Kilo versem yanaklarımdan kurtulabilir miyim

northern eagle
Merhaba. Konuya uzatmadan gireceğim erkeğim, yağ oranım yüzde 18,5 ama yüzüm tava suratlı olduğu için yanaklarım yüzde 30 40 yağ oranına sahip biriyle aynı görünüyor. Benim gibi tava yüzlü olup da yağ oranı yüzde 11 12 ye düştükten sonra yüzü dramatik ölçüde değişen var mı yoksa o kadar zayıflasan d
Merhaba. Konuya uzatmadan gireceğim erkeğim, yağ oranım yüzde 18,5 ama yüzüm tava suratlı olduğu için yanaklarım yüzde 30 40 yağ oranına sahip biriyle aynı görünüyor. Benim gibi tava yüzlü olup da yağ oranı yüzde 11 12 ye düştükten sonra yüzü dramatik ölçüde değişen var mı yoksa o kadar zayıflasan dahi yüzde yağ kalabiliyor mu?
0
northern eagle
(22.12.24)
Bazı şeyler genetik çok kilo düşsen de yanak içindeki yağlar gitmiyor onu da zaten bişektomi ile alıyorlar, ha sende de öyle mi olur bilemyiz %18,5 az bi yağ oranı değil çünkü 10-15 arasında gitmiyorsa hiç gitmez diyebiliriz ama sende gitmeyen bir başkasında gidebilir tabii ki.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.12.24)
Bende de gidi sorunu var. Zayıfladım biraz azaldı ama fark edilir derecede değil. Genetik mesela bu gidi işi. Büyük ihtimalle yanak da öyle olacak
0
dedeminhirkasi
(22.12.24)
ben 85 civarindan 75 civarina dustum, yanaklarim da çöktü. ama bence kotu oldu, biraz fazla coktu, eski hali daha iyiydi.
0
lemmiwinks
(23.12.24)
hocam yağ oranını %15 ler civarına getirip (ölçümün doğruluğundan emin olunmalı) en az 6-12 ay bu oran civarında kalınca değişiklik göze çarpmaya başlar.
0
joooper
(23.12.24)
(7)

erkek kol saati önerisi

baldan kaymak
Hiç otomatik saat almadım. Quartz çok az kullandım.Açıkçası pilli saat daha pratik geliyor, pil bitince değiştir devam et.Ama otomatik saatler de çok güzel duruyor. O mekanizma vs. Neyse.Aklımdaki marka Citizen. Japon dışında önermeyin de.Modeli de yazayım Tsuyosa veya Citizen herhangi modeli olur.1
Hiç otomatik saat almadım. Quartz çok az kullandım.
Açıkçası pilli saat daha pratik geliyor, pil bitince değiştir devam et.
Ama otomatik saatler de çok güzel duruyor. O mekanizma vs. Neyse.

Aklımdaki marka Citizen. Japon dışında önermeyin de.
Modeli de yazayım Tsuyosa veya Citizen herhangi modeli olur.

1) Yaş 31, bilek kalınlığı 19 cm. Nette 41-45 mm diyor. Tsuyosa 40 mm bu olmayacağı ya da kötü duracağı anlamına mı geliyor? Bileğim nispeten kalın.
2) Bu soru önemli. Her gün otomatik saatlerde sapma mı oluyor? Sürekli ayarlamam mı gerekecek? Ya da yıl da ne kadar geri kalıyor? Bu çok ciddi etkiler kararımı açıkçası.

Önerileriniz, şuna da bak dedikleriniz için şimdiden teşekkürler.
Seiko 5 ya da Tissot Prx önerecekseniz önermeyin, oraları geçtim.

Başka önereyim senin kriterlere uygun derseniz, 25k'ya kadar ok'um.
www.konyalisaat.com.tr
0
baldan kaymak
(22.12.24)
En pahalı otomatik saatlerde bile sapma olur. Sürekli değil de çok ileri veya geri olduğunda ayarlayacaksın sürekli ileri veya geri gitmiyor + - oluyor sapma.

Otomatik saat hassas oluyor. Düşme durumunda veya manyetik alana maruz kalırsa tamirciye gitmek gerekebilir. Her 5 yılda bir bakım gerektir ayrıca. Bakım masrafı saatın marka ve modeline göre oluyor ama genel olarak ucuz değil.

Çok iyi bir otomatik almayacaksan uğraşır durursun. Bunun yerine solar (güneş enerjili) öneririm. Paylaştığın linkteki eco driveları düşün
0
wd40
(22.12.24)
Pilli al gec ne kasiyorsun. Otomatik saat an itibariyle evrendeki en overrated nesne olabilir. Otomatik saat ovme lobisi, yahudi lobisinden daha guclu ve etkin. Alt tarafi zamani gostermek gibi basit bir islevi yerine getirecek nesneye otomatikcilerin bu derece duskunlugu tibbi ve psikolojik anlamda arastirilmali
0
speedy
(22.12.24)
Bilek kalınlığın 19 cm'yse 40-46 aralığı senin için uygun olur ama ben olsam 46'ya çıkmam, bir de alt limit 40 gibi oldu ama deneyip bakarsın 38 mm de hoşuna gidebilir belki denemeden görmeden bilmek zor, kendini sınırlama yani.

Otomatik saati her gün kurmana gerek yok otomatik saatlerde rotor isimli yarım ay şeklinde serbest bi parça bulunur sen bileğini hareket ettirdiğinde bu rotor da hareket ederek bilek hareketinden oluşan kinetik enerjiyi mekanizmaya aktarıp kurma işlemini otomatik yapar ama çok uzun süre bu şekilde enerji sağlamak sapmaya neden olabileceği için "arada" kendin kurarsan daha sağlıklı olur, ayrıca bileğinden çıkardığında 24-48 saat aarsında tüm enerjisi biter yine kendin ayarlayıp kurmak durumunda kalabilirsin böyle durumlarda.

Saat önerisi olarak da Orient Bambino'lara bak derim, ben özellikle FAC00009N0 kodlu saati beğeniyorum ama diğer serileri de güzel.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.12.24)
Valla kriterlerinin sadece Japon kısmını karsilasa da casio f91 demek istiyorum.
0
Amaranta ursula
(22.12.24)
1) kucuk saat sorun olmaz ama buyuk saat siritir. bir de saatin tipi de onemli. mesela diverlar daha kucuk gosterir bezelden dolayi.

2) sapma olur. benim su an kullandigim omega speedmaster'da gunde 1 saniye sapma oluyor ve bu otomatik saat camiasinda mukemmel bir deger. yani ben omega'yi hic ayarlamiyorum sifirdan. yaz/kis saati degisimlerinde biriken sapma duzelmis oluyor.

ama daha once daha ucuz japonlar kullandim. onlarda daha cok sapma oluyor ve ayda bir ayarlaman gerekiyor. cunku 3 dakika falan sapiyordu ayda.
0
antikadimag
(23.12.24)
Otomatik saat bir hobi, keyfi bir uğraş, kişisel zevk nesnesidir. Ve evet sürekli ayarlamanız, kontrol etmeniz gerekir. Böylece hem saatle hem de zamanla daha farklı bir ilişki kurarsınız.

Saate sadece kolunuzda zamanı doğru gösterecek bir alet muamelesi yapacaksanız zaten otomatik saate gerek yok. Herhangi bir pilli saat çok daha kesin şekilde zamanı gösterecektir.

Ama otomatik saatten geri kalıyor ya da ileri gidiyor diye şikayet etmek, 1967 Ford Mustang GT alan adama "abi ne gerek var bu arabaya, hem çok yakıyor hem kliması yok hem de otomatik bile değil. Bunun yerine çok daha iyi bi fiyata 1.0 polo alırdın" demek gibi oluyor.

Otomatik saat de klasik bir araba gibidir. Düzenli bakımlarını yapmalı, gözünüzü ve elinizi üzerinden ayırmamanız gerekir. En başta dediğim gibi bu bir hobi ve kişisel zevk işidir. Bunlarla uğraşamam derseniz o zaman 1.0 polo sizi çok daha mutlu edecektir.
0
thracia
(23.12.24)
@thracia fikrimi netleştirdi. Ben bu olaya hiçbir zaman için ne mustang gibi ne de tracer gibi bakamam. Yorar beni :)

Tsuyosa'yı görünüş olarak çok beğenmiştim. Pilli tsuyosa olsa keşke :) arkadaki o iskelet detayı da hoşuma gitti ama neticede görünmüyor.

Quartz ya da pilli devam ediyorum. Cevaplara teşekkürler.
0
🌸baldan kaymak
(23.12.24)
(5)

Sorgu panelleri hk.

morca
Bu aralar ünlülerin evlerinin ortaya çıkarılmasında çok adı geçince merak edip Telegram'da aratayım dedim. Çıkan gruplarda sorguları parayla satıyorlar. Şu kadar para verince sadece numarasını bildiğin birinin rehberine, WhatsApp'ına, galerisine, canlı konumuna, kamerasına ulaşma ve telefon ekranını
Bu aralar ünlülerin evlerinin ortaya çıkarılmasında çok adı geçince merak edip Telegram'da aratayım dedim. Çıkan gruplarda sorguları parayla satıyorlar.

Şu kadar para verince sadece numarasını bildiğin birinin rehberine, WhatsApp'ına, galerisine, canlı konumuna, kamerasına ulaşma ve telefon ekranını anlık izleme gibi özellikler koymuşlar. Arada örnek olsun diye rastgele numaraların kamerasına, telefon ekranına girip bunu paylaşıyorlar.

Hadi önceden e-Devlet verilerimiz ortalığa saçıldığı için isimden adres, TC, telefon numarası, kimlik seri no vs. öğrenmelerini buna bağlamıştık.

Sadece numaradan nasıl galeriye, kameraya ulaşabiliyorlar? Gerçekten yapılabiliyor mu bu? İstedikleri rakamlar da komik ücretler gerçekten. Sapığın biri bizi kafaya taksa halimiz ne olacak, nasıl bir tehlikenin içerisindeyiz? Çok korkunç.
0
morca
(21.12.24)
galeri, rehber, whatsapp falan anca telefonuna bir virüs truva atı bişey bulaştıysa mümkün. Ama şunu unutmayalım, daha üç beş yıl önce "millet seni nasıl kaydetmiş gör" diye app indirip tüm rehberini paylaşan insanlar vardı. Aynı şekilde gizli instagramları görebilmek için böyle paylaşım ağı olan app'ler var, millet kurup verilerini kaptırıyor.(bilerek veya bilmeden)
0
nhk ni youkosu
(21.12.24)
Öyle bir şey mümkün değil tamamen keriz silkeleme, belki Android tabanlı cihazlara trojanlı app. indirterek o cihazdaki bilgilere ulaşabilirler ama Ios için o da mümkün değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.12.24)
gercek disi. resmi kayitlar ortalikta dolasiyor bu dogru, ama sadece bu kayitlar uzerinden cihazlara es zamanli erisim diye bir sey soz konusu degil. bunun icin once ciddi bir butce ayrilmasi gerekiyor ve guclu bir organizasyon gerektiriyor. genelde bunlar siber silah diye hukumetlere pazarlaniyor.
0
kesmekes laleler
(21.12.24)
Para kaptıran biri olarak tc dışında bir şey görülmüyor.
0
Kahvedesu
(21.12.24)
Böyle bir şey sorgu panelleriyle imkansız.
0
cemallamec
(21.12.24)
(3)

İstanbul' da spor alanında uzmanlaşmış ortopedi doktoru

kumandanim
Merhaba,Başlıkta belirttiğim gibi İstanbul' da spor alanında - özellikle koşu alanında olursa tadından yenmez - uzmanlaşmış bir ortopedi doktoru biliyor musunuz acaba?Şimdiden çpk teşekkürler.
Merhaba,

Başlıkta belirttiğim gibi İstanbul' da spor alanında - özellikle koşu alanında olursa tadından yenmez - uzmanlaşmış bir ortopedi doktoru biliyor musunuz acaba?

Şimdiden çpk teşekkürler.
0
kumandanim
(20.12.24)
maps.app.goo.gl

Çağatay Uluçay
0
kisa
(20.12.24)
Tolga Saka.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.12.24)
www.medicana.com.tr

ben farklı nedenlerden takipteyim ama profesyonel sporcuların da takibini yapan müthiş bir hekim kendisi.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(20.12.24)
(3)

Vücudumun kas oranını nasıl tahmin ederim?

northern eagle
Merhaba. Haftanın 6 günü ciddi egzersiz yapıyorum ve bu egzersizlerin kas kaybı yaratabileceğinden hafiften bi endişe duyuyorum. BMR değerim 2050 kalori, vücudumdaki sıvı oranı ortalama yüzde 55 civarı. Bu değerlerden çıkarım yapabilir miyim?
Merhaba. Haftanın 6 günü ciddi egzersiz yapıyorum ve bu egzersizlerin kas kaybı yaratabileceğinden hafiften bi endişe duyuyorum. BMR değerim 2050 kalori, vücudumdaki sıvı oranı ortalama yüzde 55 civarı. Bu değerlerden çıkarım yapabilir miyim?
0
northern eagle
(20.12.24)
Mezurayla vücut ölçümleri yaparak (boyun, karın, bel çevresi, omuz çevresi vs) yağ oranını bulabileceğin yöntemler var, bu teknikle yağ oranını bulursan mevcut kilondan da bu yağ oranını düştüğünde ortalama kas miktarını bulursun, tabii elde kalan ağırlıkta kemik ağırlığı da var ama zaten sana sabit bir miktar lazım o nedenle düzenli ölçümler yaparak kasında azalma ya da artma var mı anlayabilirsin fakat sen haftanın 6 günü çok ciddi antrenman yapıp 3000+ kalori almıyorsan her şekilde kas kaybediyorsundur, tabii bunu amacının kas kazanmak olduğunu düşünerek söylüyorum, yok eğer diyet yapıyorsan yağ kaybı ile birlikte yine bir miktar kas kaybı yaşarsın ama o noktada kilo*2 gr gibi bi protein alırsan kas kaybını minimumda tutabilirsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.12.24)
Hocam vücut ölçülerim ideal sınırlarda yani boyun 37, bel 80, kalça 100, omuz çevresi 130 ama gel gelelim mesela bu ölçülere göre yağ oranım yüzde 12 14 çıkıyor ama hassas tartıda sonuç 18,4 çıktı ve mesela karın kaslarım hiç belli olmuyor vücudumdaki yağ oranı yüzde 25 gibi hissettiriyor sanki. Hal böyle olunca kaslar konusunda sıfır noktasında mıyım ondan şüpheleniyorum ama hassas tartı göstermiyor onu. Spordan sonra 35 gram olmak üzere totalde kg başı 1.5 2 gram protein alıyorum çoğu gün ama şu an yağ yakımı önceliğim olduğu için biraz kaybı göze alabilirim.
0
🌸northern eagle
(20.12.24)
Ölçüm cihazları hata verir ama senin durumunda yağ oranının aslında bir önemi yok %10 yağ oranında bile karın kasları belli olmayabilir zira karın kasları da diğer tüm kas grupları gibi, belirgin olabilmek için, hem düşük yağ oranına hem de nispeten yüksek bir kas oranına ihtiyaç duyar, yani yağ oranın gerçekten de %12 olabilir ama bu karın kaslarının belirgin olacağı anlamına gelmiyor, ha mesela %10'un altına düştüğünde üst kısımlar belirgin olmaya başlayabilir ama bence bu da sağlıklı ve sürdürülebilir bir durum değil, bence karın kasları %13-15 arasında da belirgin olabiliyorsa iyidir, onun için de genel kas miktarının yüksek olması gerekir, onun için de öncelikle ya body recomposition gibi yöntemlerle ya da klasik bulk tekniğiyle kas miktarını bir miktar yükseltmek daha doğru bir yol olabilir. Mesela mezomorf vücutlar yılın 12 ayı karın kasları belirgin yaşayabiliyorlar, bu da genetik bir hediye ama öyle bir durum yoksa biraz üstünde çalışmak gerekiyor ne yazık ki.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.12.24)
(8)

Bu gözlük hakkında ne düşünüyorsunuz?

dejame
2018'den beri aynı çerçeveyi kullanıyorum ve başka hiçbir modeli yakıştıramadım bundan sonra. Ama bazen çok 2010'lar duruyor gibi hissediyorum. Bunun yerine ince metal çerçeveli gözlük almak istiyorum, ne dersiniz?Mevcut gözlük: https://api.allkaria.com/uploads/image_671b65a41ecdc_20241025123220.web
2018'den beri aynı çerçeveyi kullanıyorum ve başka hiçbir modeli yakıştıramadım bundan sonra. Ama bazen çok 2010'lar duruyor gibi hissediyorum. Bunun yerine ince metal çerçeveli gözlük almak istiyorum, ne dersiniz?

Mevcut gözlük: api.allkaria.com

İstediğim:
www.youtube.com
(video çok alakasız, özür dilerim.)

* 30'ların başlarında erkek.
0
dejame
(19.12.24)
Bu gözlüğü en son Turgut Özal'da görmüştüm ben.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.12.24)
Bu düzgün birini gotoglani yapar.
0
wd40
(19.12.24)
Senin gözlük daha iyi, vintage hevesine gençler de bu metal çerçeveli gözlükleri takıyor fakat 50+ yaş gözlüğü bence
0
grimavi
(19.12.24)
selecteyewear.com

Söyle bisi de olabilir
0
yuvarlanantencereninkapagi
(19.12.24)
lasik yaptır gözlüğü bırak derim.
0
konetsu
(20.12.24)
Youtube videosundaki gozlugu begendim. Mevcut gozlugun asiri demode.

Tamamen seninleyim.
0
hot potato
(20.12.24)
mevcutu bilmem de videodaki igrenc
0
fevzi123
(20.12.24)
Ayni gözlüğü kullaniyomusuz skdkd

Bence videodaki kötü yaa
0
matilda
(20.12.24)
(7)

"Bugün " ben bunu öğrendim tadında..

diyecevaplandı
ne gördünüz, ne okudunuz, ne dinlediniz? Farklı bir duyuru olsun istedim.Örneğin az önce karşılaştığım whatsApp durum paylaşımı :https://ibb.co/5rPqwvvbelli farkındaydık ama biraz daha ayrıntılı ifade edilmiş bir konuSizinkiler ?
ne gördünüz, ne okudunuz, ne dinlediniz?

Farklı bir duyuru olsun istedim.
Örneğin az önce karşılaştığım
whatsApp durum paylaşımı :
ibb.co
belli farkındaydık ama biraz
daha ayrıntılı ifade edilmiş bir konu

Sizinkiler ?
0
diyecevaplandı
(19.12.24)
Eksisozlugun gün itibari ile sansürde ahaber i gectigi;

(bkz: 18 aralık 2024 alican uludağ haberi)
0
makbur
(19.12.24)
Roger Waters dalga geçmiyorsa Pink Floyd'un ilk ismi Megadeaths'miş, bugün tam olarak bunu öğrendim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.12.24)
bukalemun'un farsçada hindi demek olduğunu öğrendim.
0
sir gawain
(19.12.24)
Sözlük'te debe'ye giren entryi okuyup Türkçe yemek isimleriyle ilgili bir sürü sey öğrendim:

eksisozluk.com
0
fraise
(19.12.24)
Chlorine bombasi atilinca gaz havaya karismadigi aksine yere cöktügü.
0
sonsuz
(19.12.24)
Anne frank'ın yahudi soykirimi ile ilgili günlügünün gorsel versiyonu olan kitabini farkli dilde aldim. Cizgi roman gibi yapmislar cok begendim.

Nazilerin yahudilere yaptigi inanilmaz seyleri ogrendim cok tuhaf oldum.

Onceden kitabi okumustum demekki sadelestirilmisiydi bu kitapta daha cok etkilendim
0
Zetnikov
(20.12.24)
lutterloh çetvelini öğrendim. patron çıkartmanın uzaktan bakıldığı kadar zor olmadığını da. he benim işim değil ama sadece öğrendim işte mutluyum :)
0
neira
(20.12.24)
(7)

Alınabilecek en iyi hazır tereyağ markası nedir?

dedeminhirkasi
Hazır tereyaglar arasında en iyisi bu diyebileceğiniz tereyağ markası var mı?
Hazır tereyaglar arasında en iyisi bu diyebileceğiniz tereyağ markası var mı?
0
dedeminhirkasi
(18.12.24)
icerigini bilmiyorum ama sokakta ve internette herkes kebir ovuyor.
0
buenosdias
(18.12.24)
Kebir alioz biz
0
ırene adler
(18.12.24)
pınar.
0
mantık
(18.12.24)
Kebir
0
Amaranta ursula
(18.12.24)
Piyasadaki tereyağlarının hemen hepsi alınabilir aslında, bunların tümü ortalama %82 (küsüratlı sayı vereyim de salladığım anlaşılmasın) süt yağı içerir, asıl sıkıntı "abi bizim kendi peynircimiz var" mantığıyla alınan ürünler oluyor zira herhangi bir denetime tabi olmayan köylülerin ürettiği tereyağları gerçekten tereyağı mı bilmek zor 1 kilo terayağı ortalama 14-15 kilo sütten çıkıyor, köylü bireyler gerçekten 14 kilo sütten mi üretiyor yoksa yarısını suyla tamamlayıp süt yağı oranını da yarı yarıya düşürüyorlar mı bilemiyoruz, o nedenle hazır tereyağı almak her zaman daha iyi, illa bir marka vermek gerekiyorsa yerli olarak Tire Süt Kooperatifi ithal olarak President iyidir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.12.24)
sütaş sek ve pınar alıyorum. bazen de bahçıvan alıyorum. üç harfli marketlerde kendi markaları da var ama onlardan almadım hiç.
0
exlibris
(19.12.24)
Tire süt kooperatifi +1
Ama yemekte, pastada, kurabiyede vs kullanmak için dümdüz Migros'un kendi tereyağını alıyorum ben, fiyatı daha uygun ve yeterince iyi.

@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet'in paketli tereyağı vs "çok doğal, köyden geliyor" tereyağı karşılaştırmasına da +1
0
kobuzchu kiz
(19.12.24)
(4)

Kondisyon küreği kullanan var mı?

slm ben yalnız komando yasin
Kondisyon küreği kullanan var mı? Nasıl etkili mi? Sıkılır mıyım ileride?
Kondisyon küreği kullanan var mı? Nasıl etkili mi? Sıkılır mıyım ileride?
0
slm ben yalnız komando yasin
(16.12.24)
Bemce spor aletlerinin hiçbiri eğlendirici değil illa ki sıkılırsın neticede sabit bir yerde aynı hareketleri tekrarlayıp duruyorsun; özel bir eğilimin sevgin ya da disiplinin yoksa bırakman olası. Onun dışında etkili midir derken neye göre etkili mi kilo vermeye mi kas kazanmaya mı ya da genel sağlık için mi? Bunların hiçbiri tek bir araca göre değerlendirilemez yağ kaybına etkisi olabilir ama diğer şartlar oluşursa kas kazanımına etkisi vardır ama diğer şartlar oluşursa genel sağlığa olumlu etkileri vardır ama diğer şartlar oluşursa.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.12.24)
gittigim studyoda var, arada kullaniyorum. bence cok sikici ve cok yorucu. kardiyo icin cok ise yarar ama ben almam sahsen. ama belki siz seversiniz. en iyisi denemek. denemeden almak cok mantikli olmaz.
0
lemmiwinks
(16.12.24)
evimde var. cocukluktan beri spor yapan biri olarak yani, muzik, video vs. ile yapiyorum o gun antrenmanimin icinde varsa. seviyorum kullanmayi.
0
evimin paspasi
(16.12.24)
5-6 sene uzerinde uzun antrenmanlar yaptim bu aletlerin.
saglam form tutarsin, bel ustundeki kaslari cok cok saglam gelistirir.
ama cin iskencesi gibidir, oldukca sikicidir.

bu isin tek markasi var, concept2. onun disindakilerin alayi cop, almayin, aldirmayin.
0
cooperr
(16.12.24)
(3)

Spor salonunda geçirdiğim zamanı azaltmak istiyorum

dejame
Yıllardır düzensiz spor yapan biriyim. Son zamanlarda düzenli olarak salona gidiyorum ama push günleri 1 saat 50 dakika, pull günleri 1:40, karın & bacak günleri ise 1 buçuk saat sürüyor.Programdan memnunum, bunu yıllar boyunca deneyerek kendime en uygun olduğunu düşündüğüm için yapıyordum ama biraz
Yıllardır düzensiz spor yapan biriyim. Son zamanlarda düzenli olarak salona gidiyorum ama push günleri 1 saat 50 dakika, pull günleri 1:40, karın & bacak günleri ise 1 buçuk saat sürüyor.

Programdan memnunum, bunu yıllar boyunca deneyerek kendime en uygun olduğunu düşündüğüm için yapıyordum ama biraz fazla zamanımı alıyor.

Her birini bir saate çekmek istiyorum. Eski program şu şekildeydi:

* her biri 3'er set.
* ilk iki set ağır, genelde 6-8 tekrar, son set %30-40 daha hafif, tükenişe kadar.

Day 1: Push (Chest, Shoulders, Triceps)

- [x] Bench Press
- [x] Shoulder Press
- [x] Incline Dumbbell Press
- [x] Cable Chest Fly
- [x] Butterfly (Pec Deck)
- [x] Lateral Raises
- [x] Front Raises

- [x] Tricep Bar Pushdown
- [x] Overhead Cable Extensions
- [x] Cable Triceps Kickbacks

Day 2: Pull (Back, Biceps)

- [x] Lat Pulldowns
- [x] Seated Cable Rows
- [x] Bent Over Rows
- [x] Close Grip Lat Pulldowns
- [x] Reverse Peck Dec Fly

- [x] EZ Bar Preacher Curls
- [x] Cable Bicep Curls
- [x] Cable Hammer Curls

Day 3: Legs & Abs

- [x] Leg Extensions
- [x] Leg Curls
- [x] Leg Press
- [x] Smith Machine Squats
- [x] Abductors
- [x] Adductors
- [x] Calf Raises

- [x] Crunches
- [x] Back Extensions
- [x] Side Bend Hyperextension (Side Oblique Extension on Roman Chair)
- [x] Hanging Knee Raises

***

Yeni programı şöyle düşündüm;

Day 1: Push (Chest, Shoulders, Triceps)

- [x] Bench Press
- [x] Cable Chest Fly

- [x] Shoulder Press
- [x] Lateral Raises

- [x] Tricep Bar Pushdown
- [x] Cable Triceps Kickbacks

Day 2: Pull (Back, Biceps)

- [x] Lat Pulldowns
- [x] Seated Cable Rows
- [x] Bent Over Rows
- [x] Reverse Peck Dec Fly

- [x] EZ Bar Preacher Curls
- [x] Cable Bicep Curls
- [x] Cable Hammer Curls

Day 3: Legs & Abs

- [x] Leg Extensions
- [x] Leg Curls
- [x] Leg Press
- [x] Calf Raises

- [x] Crunches
- [x] Back Extensions
- [x] Hanging Knee Raises

Sayın gym guruları, ne dersiniz?
0
dejame
(14.12.24)
Yeni programın fena değil, yanlış anlama ama eskisi baya saçma bir program bacak için 3 tane quad hareketi koymuşsun 2 tane fly var göğüs için, ayrıca yüksek bir hacim var bunun recovery'si de zor olur, hiçbir anlamı yok.

Yeni programın nispeten iyi ama üst göğüs hareketi yoksa boşuna göğüs çalışırsın incline hareketini kesinlikle geri getir, onun dışında fly çok elzem bir hareket değil ama alt göğüs ihmal edilmemeli bence en azından 2. çalışma gününde dönüşümlü olarak koyabilirsin. Biceps için 3 hareket gereksiz ez bar'ı çıkar ama preacher sehpasını ben severim kendi adıma, cable curls yerine preacher sehpasında dumbbell curls yapılırsa daha iyi olur, zamandan kazanmak istiyorum dersen 3 set yerine 2 set de yapabilirsin, kol için 2+2 set bazen daha iyi olabiliyor. Quad için Leg ext. ya da leg press arasında seçim yap.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.12.24)
Uyku sıkıntısı çekiyorsan sebebi bu 1 saat 50 dakikalık uzun program olabilir.

Bir ara ben de böyle çalışıyordum bazı geceler çok zor uyuyordum meğer "overtraining"mis sorunum.

Sayıyı azaltman = süreyi azaltmak verimini de arttırır.

Göğüse bence dumbbell press de eklemelisin, fazla olacak dersen 1 tane triceps cikarabilirsin (@kaleci dediği gibi ya dumbbell ya da bench press biri incline olsun)
0
makbur
(15.12.24)
Crunch yerine başka bir şeyler yapardım o kesin. Ab wheel, hanging knee raises hatta leg raise yani. Bir de suitcase carry öneririm oblik için. Hepsi 6-8 demissiniz bunlar için geçerli degildir diye düşünüyorum.

Kollar için myoreps bakabilirsiniz bu şekilde zamandan tasarruf olur ve çok daha iyi olur bence.

Açıkçası göğüse iki hareket varken, iki hareket triceps ya da 4 hareket pull ile 3 hareket curls tabiki kulağa garip geliyor. Belki pull tamam ama push bence çok iyi değil.

Bu arada her hareketi 6-8 agir son set hafif kismi da bana göre ideal değil. Ideal olan büyük hareketlerde ya da barbell hareketlerinde 6-8 gibi yapip üstüne 8-12 yapmak olur. Misal 6-8 latpulldown kulaga saçma geliyor ama 6-8 barbell row normal.

Bence ppl yapacaksaniz greyskull ppl'e göz atip ona göre optimize edebilirsiniz. Bana göre gerçekten her şeyi 6-8 yapıyorsanız optimal değil, iki benche karşılık iki triceps gene değil.
0
logisticsmanager
(15.12.24)
(3)

Spor ve Beslenme Hakkında

put it in your appropriate place
Fitness'a gitme sebebim ana motivasyon obez olmayı engellemek ve iyi kötü bir hareketlik kazanmak.Salı ve Perşembe günleri iş çıkışı Fitness'a gidiyorum, ayrıca haftasonu. Yediklerime içtiklerime dikkat edince kilo veriyorum, vücut düzeliyor vs. Ama tam beslenmede tam olarak ne yapmam gerektiğini çö
Fitness'a gitme sebebim ana motivasyon obez olmayı engellemek ve iyi kötü bir hareketlik kazanmak.

Salı ve Perşembe günleri iş çıkışı Fitness'a gidiyorum, ayrıca haftasonu. Yediklerime içtiklerime dikkat edince kilo veriyorum, vücut düzeliyor vs. Ama tam beslenmede tam olarak ne yapmam gerektiğini çözemedim.

Son zamanlarda hafiften obsesiflik başladı. Öğlen sütlaç yedim geçen, tribe girdim keşke yemeseydim diye. Bir şey yediğimde lan bu kilo yapar mı diye düşünmeye başlıyorum.

Yemekleri az yemeye çalışıyorum.

Ruh hastası manyaklar gibi uğraşmak istemiyorum. Bundan kastım; kahvaltıda 3 zeytin, 1 kibrit kutusu peynir klişesi, 1 domates vs, öğlen 1 kase yoğurt, 1 kase çorba vs.

Birkaç aydır beslenmem şu şekilde;
Kahvaltı hafta içi; 1 yumurta ve 1 tost. Hafta sonu klasik Türk Kahvaltısı. Abartmıyorum tabii, Zeytin, omlet, az biraz peynir ile bal, biber vs.

Öğlen hafta içi; genel olarak

- Ciğer (gittiğim yer biraz yağlı yapıyor ://)
- Makarna
- Izgara Tavuk
- Köfte

Öğlen hafta sonu; Yok. Zira kahvaltıyı biraz geç yaptığım için spora öyle gidiyorum. Dönüp beklediğimde akşam yemeği oluyor zaten.

Akşam hafta içi; evde annem ne yaptıysa
Akşam hafta sonu; evde annem ne yaptıysa

Canım acayip fast food çekiyor zaman zaman. Arada yokluyor ama törpülemeye çalışıyorum. Bir taraftan bastırmak istemiyorum ama diğer taraftan sonu yok bunun. Bir yemeye başlasam sonu geçmeyecek.

Alkol var, İki haftada bir. Biradan uzak durmaya çalışıyorum. Spora gitmediğim günler haricinde imkan olduğunda paso yürüyorum.


Sonuçta amacım obez olmamak ve bir hareketlik kazanmak dediğim gibi. Yani öyle çok ciddi bir hedefim yok açıkçası. Protin tozu, supplement gibi ek gıdaları ihtiyacım yok. Fitness'i bir düzene soktum, beslenmeyi de düzene soksam iyi. Gerçi fastfood'dan uzak durmam benim için gene bir düzen oluyor. Hee birde bunu net bir formüle sokmak istemiyorum tabii.

Genel olarak ne tavsiye ederseniz, düşünceleriniz nelerdir?
0
put it in your appropriate place
(14.12.24)
Şu sayfadan vücut yağ oranını hesaplayıp, fazlanı tespit et.
www.agirsaglam.com
Şuradan nasıl beslenmen gerektiğini oku.
www.agirsaglam.com
Telefonuna FatSecret uygulamasını yükle, bilgilerini gir, her gün yediklerini yaz, akşam olunca kalori, protein, karbonhidrat, yağ eksik ve fazlalarını gör, ertesi günü ona göre beslen.
0
Mirket
(14.12.24)
Toplam kalorini hesapla, %70'i temiz %30'u kafana göre olsun ömür boyu mutlu mesut yaşa git.

Cevabımın ilk hali biraz yüzeysel geldi içim rahat etmedi biraz açmak istedim. Anladığım kadarıyla senin sorunun aslında spor-beslenme sorunu değil sen mental anlamda biraz sıkıntı yaşıyorsun sanırım ama bu son derece yersiz bir sıkıntı zira asgari düzeyde fiziksel hareketliliği olan birinin ortalama yaklaşık 2000/2200 kalorilik bir enerji ihtiyacı olur; bunun altı kilo vermeye üstü kilo almaya neden olur, bir kase sütlaç dediğin şey 250-300 kalorilik bir gıdadır, 300 kalorilik bir gıdayı yediğinde pişman olmak senin benim gibi insanlar için yersiz kaygı bir kez geldiğin bir hayatta gerçekten de bir kase sütlaç yedin diye pişman olmanın bir manası var mı, üstelik 2200 kalorilik gıda alma hakkın varken bunun 300 kalorisini sütlaçla harcamak ya da 500 kalorisiyle hamburger yemek seni neden vicdanen rahatsız etsin ki, bir anlamı yok; kilo almak istemiyorsan günlük ihtiyacının bir miktar altında kalori al, bunun içinde istersen her gün bir kase sütlaç ye ya da 2 tane bira iç ne şişmanlarsın ne obez olursun bilakis mental olarak daha rahat olduğun için rutinini daha sürdürülebilir şekilde devam ettireceksin, hatta belki bir zaman sonra canın bu gıdaları istemeyecek bile, böyle düşün, hep böyle olur çünkü; kendine neyi tabu haline getirirsen neyi yasaklarsan ona daha çok yaklaşırsın hayatınızda bu kadar kısıtlamalara gitmenin bir anlamı yok, bunun bir kazancı yok çünkü. Benim sana önerim kalorilerini dramatik bir şekilde düşürme toplam kalorini hesapla onun 200-250 kalori altında beslen, bu da ortalama 2000 kalori yapar, bu kalorilerin büyük bir kısmını temiz gıdalar oluşturursun formülünü yukarıda yazdım, serbest kısımda da ister sütlaç ye ister içki iç istersen hamburger ye, hiçbir zararı olmaz. Kolay gelsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.12.24)
Efor gerektiren, fiziki açıdan ağır bir işte çalışmıyorsan şayet kahvaltı işini yani hafta içi yediğin o ilk öğünü bence kesinlikle bırakmalısın. Hafta sonu iki öğün yapıyorsun zaten onda sorun yok ama diğeri yani 3 yoğunluk günlerde tatlı vs de kaçırırsan kilo aldırma ihtimali yüksek.

84 kilodan 72 ye düştüm bu şekilde. Her gün iki öğün besleniyorum. Masabasi is olduğu için zorlamıyor. İnşaatta çalışsam bu beslenme düzeni uygun olmaz tabi. O ayrı. Fakat böyle bir beslenmeyle hafta sonu cumartesi veya pazar günü de canımın istediğini kesin yiyorum. Hafta içi de tatlı ve hamur haricinde ne bulursam yiyorum. Pilav makarna dahil(abartmadan) çok tatlı krizi gelirse ben tadını seviyorum hurma yiyorum kesiyor o krizi.

Yok gr say, yok kalori hesapla vs bunlar sürdürülebilir değil.
0
dedeminhirkasi
(15.12.24)
(5)

kilo verirken sarkmamak mümkün mü?

dilhun
şu an kondisyonum aşırı düşük olduğundan spora başlayabileceğimi sanmıyorum ama sarkmamanın tek yolu bu derseniz başlayabilirim de. vermem gereken kilo 20-25 civarı.:(
şu an kondisyonum aşırı düşük olduğundan spora başlayabileceğimi sanmıyorum ama sarkmamanın tek yolu bu derseniz başlayabilirim de. vermem gereken kilo 20-25 civarı.
:(
0
dilhun
(14.12.24)
Aniden cok kilo verirsen sarkmaman imkansiz.
Yavad yavas kalici olarak vereceksin.
Bir de kardiyo yaninda kas calisman lazim sarkmayi önlemek icin. Bu zayif insanlar icin de gecerli. Kas yoksa illa sarkar sallanir cilt.
0
sonsuz
(14.12.24)
Uzun yıllar yüksek kilolarda kalındıysa sarkmaması mümkün değil zira deri deforme olduğu için sınırlı üretimi olan kolajen sentezi derinin sarkmasını engelleyecek kadar üretilemiyor, misal derine bak kilo alımı nedeniyle çatlaklar oluşmuşsa bu aynı zamanda derinin artık elastik özelliğini yitirdiği anlamına geliyor, o noktadan sonra toparlamak mümkün değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.12.24)
kolajen takviyesi sarkmayı azaltıyor. tabi ne aldığın da önemli burada.
25kg az değil illa ki sarkma olur ama spor yapmak istemiyorsan bile tak kulaklığı tempolu 1 saat yürü çok faydalı olur
0
neira
(15.12.24)
Yavas yavas verirsen sarmaz bide vucudu toplayan egzersizler yapmalisin
0
Zetnikov
(15.12.24)
tabii ki olunan ilk hacim ve son hacim önemli. Kilo veriş hızınızın önemi çok minimal. 300 kg biri 80 kg ya zaten 1 ayda ulaşmıyor ama sarkıyor değil mi. Mesele deri ne kadar genişledi. deri toplamaz.
Sıkılaşmak denilen şey yalan, bir satış stratejisi. Elbetteki 60kg %30 yağ oranına sahip biri yine 60kg ve %15 yağ oranında yani daha kaslıyken daha sıkı görünür ama kast edilen bu değil. Her hangi bir takviyenin veya hareketin size vereceği deri anlamında fayda ölçülebilir seviyede bile olmaz.
sarkma ve fazla deri bir problemy yaratıyorsa, çözüm fazla derinin ameliyat yoluyla alınması.
0
wallcan
(15.12.24)
(2)

Moka Pot Sorusu

6 cuplık moka potum var, normalde 2 kişi beraber içiyoruz, yapılması gerektiği gibi üst haznesini tam doldurduğumda hoşumuza giden tada ulaşıyoruz. Yaklaşık bir hafta yalnız olacağım, içimdeki tutumlu teyze ikinci bardağı ziyan etmek istemiyor, bir seçenek daha az kahve kullanarak tek kişilik kahve
6 cuplık moka potum var, normalde 2 kişi beraber içiyoruz, yapılması gerektiği gibi üst haznesini tam doldurduğumda hoşumuza giden tada ulaşıyoruz.

Yaklaşık bir hafta yalnız olacağım, içimdeki tutumlu teyze ikinci bardağı ziyan etmek istemiyor, bir seçenek daha az kahve kullanarak tek kişilik kahve yapmak, diğer seçenek de kahvenin içmediğim kadarını termosa koyup sonra içmek.

Birkaç kere kahveyi üst hazneyi tam doldurmadan demlemeyi denedim, hoşuma gittiği de oldu, sıcak suya kahve atmışım da içiyormuşum gibi hissettiğim de, çıkan sonuç suyun sıcaklığı, kahvenin miktarı gibi faktörlere bağlı muhtemelen. Bu işin bir sırrı var mıdır, kimisi muhakkak doldurulmalı diyor, kimi az kahve ile de doğru sonuca ulaştığını söylüyor. Ben yumuşak içim seviyorum bu arada, sıcak su ya da süt ekleyerek içiyorum kahveyi.

Hangi seçenek kahveye daha az hakaret olur?
0
(14.12.24)
Moka Pot espresso makineleri gibi yüksek basınca ulaşamadığı için kahve haznesine fazla kahve koyup sıkıştırmaya gerek yok sana yetecek kadar kahveyi koyup kahveyi çok sıkıştırmadan birkaç "pıt pıt" darbesi düzeltirsen aynı lezzete ulaşabilirsin, buradaki kritik nokta kahveyi çok fazla sıkıştırmamak zira fazla sıkışırsa su buharı kahvenin içinden optimal şekilde geçemiyor, sen de zaten az kahve koyacağın için bu şekilde güzel bir kahve elde edebilirsin, afiyet olsun.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.12.24)
kaleci +1

bunun dışında soğuk suyla yapmanızı da tavsiye ederim.
ayrıca moka potu kapatırken aşırı güç uygulayıp kapatmanıza da gerek yok. döndürün ve sakince yerine oturtun yeter...
0
eurhka
(14.12.24)
(2)

Bulk ne kadar sürer

Bir ben var benden şurada
Ne kadar sürmeli?
Ne kadar sürmeli?
0
Bir ben var benden şurada
(14.12.24)
Bu bulk yapan kişinin ne istediğine bağlı 3 ay yapan da var 6 ay yapan da var 2 sene yapan da var 5 sene yapan da var, kas kazanma süreci çok zor sıkıcı ve yorucudur, herkes diyet yapmayı daha zor diye düşünür ama yemek yemek, özellikle bir miktarın üstünde temiz yemek yemek çok daha zordur, ilk aydan sonra 3000+ kalorilik tavuk pilav yemek iğrenç bir duygu oluyor, o nedenle psikolojik olarak bu süreci yönetmek zor. Onun dışında ortalama bir insanın gerekli şartlar oluştuğunda alacağı kas miktarı ayda 0.5-1 kilo arasıdır, yeni başlayanlar 1 kilo kas alabilir, yılda da 10-12 kilo kas alabilirler, buna göre "tamam bu kadar bana yeter" denilen noktaya kadar devam edilir ama bence çok yağlanmamaya dikkat ederek bi 10 kiloya kadar çıkılabilir, bunun 5-6 kilosu kas olsa bu iyi bir sonuçtur, o da aşağı yukarı 5-6 aylık bir süreci kapsar, 6 aylık bulk iyidir yani ama bu dediğim tabii ki en iyi şartlar için geçerli; 10 kilo alıp bunun sadece 2 kilosu kassa bu başarısız ve boşa yapılmış bir bulk demektir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.12.24)
gobek igrenc bir boyuta gelince, milleti o gobekle gym'e gittigine inandiramamaya baslayinca artik durma zamani gelmistir.
0
baldur2
(14.12.24)
(2)

Belim tutuldu

meraklitursucu
Kas gevşetici sürdüm ama işe yaramadı. Şunu yap bu ilacı sür gibi önerileriniz var mı?
Kas gevşetici sürdüm ama işe yaramadı. Şunu yap bu ilacı sür gibi önerileriniz var mı?
0
meraklitursucu
(13.12.24)
Kendin gidebiliyorsan ya da biri götürebilirse hastaneye gidip yapılan kas gevşetici+ağrı kesici kesin çözüm.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.12.24)
En etkilisi kas gevsetici igne, voltarenin ucgen seklinde olan ilaci cok oneriliyor ama mide dostu degil,ben denemedim hic, sicak su torbasi ya da su sicak tutan bantlar iyi gelebiliyor bazen, termal terapi blasteri diye geciyor adi.
0
(14.12.24)
(9)

2. dünya savaşı ve Alman askerlerinin durumu?

mikahakkinen
her türlü film dizi müttefik grubu anlatıyor. bir kaç film dışında alman askerlerini anlatan dizi vb. yok. alman askerlerinin hepsi mi nefretle doluydu?
her türlü film dizi müttefik grubu anlatıyor. bir kaç film dışında alman askerlerini anlatan dizi vb. yok.
alman askerlerinin hepsi mi nefretle doluydu?
0
mikahakkinen
(13.12.24)
Batı cephesinde yeni bir şey yok.

@amour fou hakli ben karıştırdım.
0
Amaranta ursula
(13.12.24)
@amaranta batı cephesinde yeni bir şey yok 1. dünya savaşını anlatıyor.

mini dizi olarak (bkz: unsere mütter unsere vater) e bakabilirsin.
0
amour fou
(13.12.24)
2. Dünya Savaşı'nı Almanların gözünden objektif bir şekilde anlatan en önemli film Cross Of Iron olabilir onu da bi izle.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.12.24)
Generation war izle
0
sonsuz
(13.12.24)
The Zone of Interest (2024). Oscarlı filandır, Amazon Prime TR'de var.
0
alfired
(13.12.24)
Unsere Mutter, Unsere Vater +1
Das Boot

Savaşı Almanlar kaybettiği için sadece Almanlar pislik ve nefret dolu. Berlin'de bir çatıda Sovyet bayrağı sallanan o ünlü fotoğrafta aşağıda Alman çocukarına tecavüz edildiğini, Polonya'da savaş esiri Alman askerlerin ormana götürülüp katledildiğini, kimyasal silah kullanımı ile 3 gün yanan Alman şehirlerini anlatmazlar tabii ki.

Japonya'da atom bombası ile öldürülen sivillerin konusu geçmesin diye sanırım, Japonların Çin'de işledikleri insanlık suçlarını da konuşan yok. Tarih böyle işliyor. II. Dünya Savaşı'nda "iyi" yok kötü ve daha kötü var diyerek linç kapılarını açardım ama konu dizi film. Ona dönelim :)
0
nawar
(13.12.24)
Amerikalı havacı komutanlardan Curtis Lemay'in "Savaşı kaybetseydik savaş suçlusu olarak yargılanırdım" diye bir sözü var. Tarihi kazananlar yazıyor. Almanya'nın da bir Hollywood'u yok. Yani almanların dizi ve filmlerinin olmamasının sebebi biraz savaşı başlatmış olmanın ve yahudi soykırımının verdiği bir mahcubiyet biraz da zaten öyle gelişmiş bir film endüstrisinin olmaması diye düşünüyorum. www.imdb.com bu filmi izlemediysen tavsiye ederim almanların gözünden bir film oldukça da objektif.
0
RodionBazarov
(13.12.24)
operation valkyrie
izlemediysen izle. tamamen alman askerlerini anlatıyor
0
abelardo
(13.12.24)
anonyma - eine frau in berlin
stalingrad (1993)

filmleri var alman cephesinden anlatıyordu.
0
gibicibicis
(13.12.24)
(3)

Bulunduğum yerde düzgün fitness salonu yok, ne yapacağım?

damba
Arkadaşlar lokasyon İstanbul Ümraniye, Evim küçük, evde spor yapmak zor, fitness salonları merdivenaltı çevremde, belediye salonları çok kalabalık. Ataşehir’de düzgün yerler var, ama orası da uzak, haftada 3-4 gün gitmek ütopik oluyor. Spor yapmam lazım, diyete ek hareket vs. Pilatese gidiyorum ama
Arkadaşlar lokasyon İstanbul Ümraniye,

Evim küçük, evde spor yapmak zor, fitness salonları merdivenaltı çevremde, belediye salonları çok kalabalık. Ataşehir’de düzgün yerler var, ama orası da uzak, haftada 3-4 gün gitmek ütopik oluyor.

Spor yapmam lazım, diyete ek hareket vs. Pilatese gidiyorum ama yetmiyor, ve ofis çalışanıyım.

Ne yapacağım? Ne önerirsiniz?

(Sabah erken kalkıp kimse yokken sokaklarda yürümek son çarem, iradem yok ama artık imkansızlıktan yapacağım gibi?)
0
damba
(12.12.24)
Açıkçası ben içinde bulunduğum şartlara göre Türkiye'de sadece birkaç salonda olan ekipmanların bulunduğu stüdyo gym'lerde de antrenman yaptım sahibi kel gözlüklü ve beyaz atletli olan gerçek anlamda merdiven altı oldschool salonlarda da çalıştım, bu işi yapacaksan şartlar neye izin veriyorsa ona uyum sağlamalısın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.12.24)
+1 kaleci
0
Zetnikov
(12.12.24)
@anlatamıyorum

evet öyle. kaydolmak üzere gittim nisan mayıs gibi. her aletinin önünde kuyruk var. nefes alamıyorsun.

macfit aylık 3500ken belediye tesisi 200 lira mi 400 lira mi neydi. hâlâ doludur muhtemelen.

soruya gelecek olursak bir çift döküm dambil seti al. onu koyacak kadar yer vardır. sokaklarda yürüyüş güzel fikir, ben de sahile gitme imkanı yokken sokaklarda yürürdüm.
0
tabudeviren
(12.12.24)
(41)

Sisli havada dörtlüleri yakmak

birmilyonunvarmi
Mantıklı mı?
Mantıklı mı?
0
birmilyonunvarmi
(12.12.24)
Gorulmeyeceginizi dusundugunuz, diger suruculeri potansiyel bir tehlike sebebiy uyarmaniz gereken her anda 4 luleri yakmak mantikli. Cok yogun yagmur, sis, ani yavaslama bunlar hep sebep olabilir. Amac sizin gormeniz degil gorulmeniz.
0
wallcan
(12.12.24)
evet tabiki, arkadan gelen araba beni görsün isterim
0
benaslinda
(12.12.24)
Sisli havada seyir halindeyken dörtlüleri açarsan kimse senin "diğer araçlar beni görsün diye açtım" dediğini düşünmez yolda bir kaza vs bir şeyler olduğunu düşünür, havada sis varsa sis farı açılır dörtlüler dörtlülerin açılması dışında kullanılıyorsa trafikte kargaşaya neden olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.12.24)
ben çok sis varsa 4lü yakarım. görünür olmak lazım.
0
mikahakkinen
(12.12.24)
Kaleciye ilk -1 imizi verelim ;) her arabada sis farı yok. Dörtlü yakmak mantıklı ve kullanılan da bir yöntem. Sisli havada dortlunun amacının "fark edilmek" olduğunu herkessss bilir ;)))

Edit: tx'lerde fln her arabada var mı, bilmiyodum? Sadece arkadan gelen değil karşıdan gelen için de işlevsel.
0
abuzer
(12.12.24)
O dörtlülere boşuna "hazard lights" demiyor adamlar. Boşuna turuncu değil o renkler. Bunlar sis için değil ama sis için de kullanımında sorun yok. Dörtlüler "istediğim yere park ederim" ışıkları değil, arıza, tehlike ve uyarı bildirim ışıkları.

Özellikle Bolu'da inen sislerde görünürlüğü arttırmak için kullanılabilir. Sis farı sizi muazzam bir farkla görünür kılmaz, dörtlüleri yakmak da görüşünüzü ciddi bir oranda iyileştirmez. Kullanımında bir sorun yok. Özellikle araçlar sis sebebi ile yavaşladığında takip mesafesi için de uyarmış olursun.
0
nawar
(12.12.24)
Abuzer arka sis farı fabrika çıkışlı zorunlu bir donanım, olmaması mümkün değil, seni görmesini istediğin sürücü de arkadan gelen sürücü zaten, -1'i geri almanı rica edeceğim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.12.24)
sisli havada dörtlüleri yakanları gördüğümde: "a aa niye herkes dörtlüleri yakmış? galiba herkesin aracı aynı anda arıza yapmış." diye düşünürüm.

amacı bu olmasa bile "sis var dikkatli ol" anlamına geldiğini asla düşünemem. kapasitem bu kadar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.12.24)
Sisli havada dörtlüleri yakmak bir kural değildir.
Kişinin kendini koruma yöntemidir.

Sisli havada ben yavaş giderim fakat arkamdan hızlı gelen araç benim yavaş gittiğimi ancak yaklaşınca anlayabilir. eğer dörtlüler yanıyorsa arkadan gelen araç benim yavaş gittiğimi anlar ve önceden tepki verir.

Sisli havadan dörtlü açmakta bence fayda var.
0
durbidakka
(12.12.24)
ya normalde yakılmaması lazım sis farlarının yakılması lazım ama dörtlü olunca yanıp sönünce insanlar daha dikkatli türkiye'de.
o yüzden yakmakta fayda var.
yanıp sönünce dikkat çekiyor.
0
OgutucuRecep
(12.12.24)
@kaleci

belirli bir hızda seyrederken öndeki trafik aniden tıkanınca, frene basarken aynı anda dörtlüleri de yakıyorum, arkadan gelen kişinin dikkatini daha fazla çekebilmek için. arabada standart ve zorunlu donanım olarak sağda, solda ve ortada stop lambası var, frene basınca otomatik yanıyor. onu da kullanıyorum. ama onlar frene dokunduğun anda yanıyor. ben arkadakine "ileride trafik duruyor, stop lambalarım pedala dokunduğum için değil, aniden durduğum için yanıyor, önüne bak dikkat et" demek istiyorum ve dörtlüleri yakıyorum. hatta bazı araçlarda bunu özelliğe eklemişler, sert frende kendi kendine yanıyor.

yani standart donanımı kullanma demiyoruz, onu da kullan, ama dikkat çekmek istiyorsan dörtlüyü de yak ne zararı var ki? arıza yapıp kenara çekmiş zannederlerse etsinler. zaten amaç bana dikkat etmesini sağlamak değil mi? ha sisten dolayı yakmış olayım, ha arızadan dolayı, ne fark eder? arıza yapmış zannediyorsa da yanımdan dikkatlice geçmek isteyecek, benim de yürüdüğümü fark edince gerizekalı değilse anlayacak haa sisten dolayı yakmış diye. dikkat çektiysem gerisi teferruat.
0
kibritsuyu
(12.12.24)
buna mantikli diyenler herhalde trafik kurallarini ve arac donanimlarini yetersiz buluyor. araclarda arka sis farklari zorunlu guvenlik donanimi olarak bulunur. sis farinin gorunumu diger farlardan farkli olarak daha belirgindir. bunun nedeni isigi daha alcaktan ve genis yaymasidir. trafikte hangi donanimin hangi durumda kullanilacagi acik ve net sekilde belirlenmistir. bence bunun nedenleri oldukca basit.

1 - 4lu flasor yani ikaz lambalari herhangi bir sebeble trafikte durmaniz gerektiginde ya da ani yavaslamalarda kullanilir. ariza, kaza vb bir durum yoksa 4lu kullanimi gereksizdir.
2 - Siz 4lu yaktiginiz icin arkanizdaki arac aniden trafigin duracagini, kaza oldugunu vs dusunebilir panik manevrasi yapabilir ve kazaya sebeb olabilirsiniz.
3 - Gereksiz 4lu kullanarak yon belirsizligine neden olur serit degisikligi yaparken kullanicilari zor durumda birabilirsiniz.

gereksiz sekilde 4lu kullananlar, sis olmayan havada sis fari acanlar ve sag seridi bosken sol seritten gidenler ayni kisiler gibi geliyor bana.
0
tahtakafa
(12.12.24)
hem sis var hem de trafik yavaş hatta dur kalk şeklinde ilerliyorsa dörtlü yakarım. arka sis farları yeteri kadar görünür olmuyor.

sadece sis var ve trafik cayır cayır akıyorsa dörtlü yakmam.
0
scudman1
(12.12.24)
Kibritsuyu, abi siz sis lambasının yeterli gelmediğini düşünüp gereksiz stres yaptığınız için böyle bir kaygı hissediyorsunuz anlayabiliyorum ama sisli havada sis lambaları gayet yeterli bir uyarı sağlıyor, daha çok dikkat etsinler deyip dörtlüleri açmanın bir anlamı var mı bilemiyorum, bence yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.12.24)
Mantikli degil, oyle bir kuralda yok zaten, herkes birbirinden gorup yapiyor, kullanim amaci disinda. Sis olmasi bir acil durum degil arkadaslar, araciniz hala seyir halinde, yalnizca daha dikkatli surmesi gerekiyor herkesin. Ulkede hicbir sey tam olmadigindan, surus egitimi de verilmedigi icin dogru duzgun bilmiyor kimse, kulaktan dolma bilgiler dogruymus gibi savunuluyor ne yazik ki.
0
bosver nicki
(12.12.24)
ben yakarım bana göre mantıklı
0
gilbeys
(12.12.24)
bir zararı yok. arkanızdaki kişi sis dolayısıyla dörtlüleri yaktığınızı, aynı ortamda seyrettiği için anlar. ekstra görülebilir olmak da böyle bir ortamda avantajdır.
0
zgrydn
(12.12.24)
hatali hareket, 4luler durulmamasi gereken bir yerde durman gerekirse yakilir.
mesela onunde kaza vardir, anayolda trafik tikanmistir millet arkadan basmis geliyordur yakarsin.
Hareket halinde iken dortluleri yakmak hatali.
Zaten eger olmasi gereken bu olsaydi araclar arka sis lambalari olmazdi.
Yogun sis var ise on arka sisleri acip, kontrollu sekilde yoluna devam edeceksin.
0
cooperr
(12.12.24)
dortlu lambalar kulturel bir muamma.

TR de "istedig9m yerde dururum" anlamina gelir eger araba park halindeyse.

Birlesik Kralligin irlanda taraflarinda eger diger arabaya onunuze gecsin diye yol vermisseniz, ondeki araba tarafindan size tesekkur etmek icin yakilir.,, uc kere click click click.
0
parcxerox
(12.12.24)
Her sisli havada kullanmam ama ekstrem seviyedeyse kullanirim. Cunku o durumda da ozellikle akici yollarda hiz beklenmedik sekilde yavaslayabiliyor. Sis falan umursamayip cilginca arkadan gelenler de olabiliyor. Mantikli bir tedbir bence. Ayni durum yagmurda da gecerli, genelde Sakarya civarlarinda denk geldim hep, normal siddetli yagmurdan bahsetmiyorum, butun otoban 70'e falan dusuyor o derece bir yagmur.
0
mbond
(12.12.24)
Sisli havada dörtlülüler yakılır. Dörtlünün olayı zaten dikkatli ol demektir. Aşırı sis varsa her an fren yapabilir, yoldan çıkabilir, sorun yaşayabilirsin. Arkadan gelen kişinin bunu bilmesinde fayda var.
Ayrıca gayet de faydalı.

Yakmak kural mıdır bilmiyorum ancak kuraldışı değil. Gayet tabii bir durum. Hatta kural değilse bile racon budur diyebiliriz
0
biseysorcaktim
(12.12.24)
dörtlüler yakılır. Sis farı yakılır diyenler sadece kendi görmek istediklerinin derdindeler. Millet beni görsün, dikkat etsin anlamında yakılır dörtlüler
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(13.12.24)
Benim arabamda sis farı yok. Dörtlüyü yakıyorum. Bunun da nesine itiraz ediliyor anlamadım. "Şu ya da bu nedenle sıkıntı var, dikkat edin" demiş oluyoruz.
0
firez
(13.12.24)
Dün istanbul İzmir arası gidip geldim ve yollarda baya sis vardı, görüş mesafesi düşüktü ve ben dahil etrafımdaki dötlüleri yakan araclarla uyum içinde ilerledik. Direk anlaşılır kılıyor ışıkların yanıp sönmesi çevredeki araçları.
Bir de yakmayanlar vardı, onlar biraz güven vermiyordu falan.

Bana göre son derece faydalı ve yapılması gereken bir birşey.
0
va
(13.12.24)
yorumları okuyunca bu kadar insanın yanlışı savunması karşısında hayrete düştüm. "dörtlüler tehlikeli durumlar için uyarı amacıyla yakılır siste görüş mesafesinin düşmesi de tehlikeli bir durumdur ne var bunda" gibi bir mantık yürütülmüş de tam da bu duruma özel spesifik olarak üretilip arabalara konulmuş bir donanım olan sis farı varken onu kullanmak teoride de pratikte de doğru ve mantıklı olanken bunu reddetmek çok ilginç. dörtlüler açıkken sinyal vermek sıkıntı bir kere. bir de sis dışında bir uyarı amacıyla yakan da olabilir o sebeple karmaşa oluşabilir. belki adamın arabası arızalandı duruyor yolun ortasında sen de sisten dolayı yakıyor diye başta önemsemedin durduğunu geç fark ettin ani kırıp yan şeritteki araca çarptın falan kafadan bir gereksiz kaza senaryosu size. bence sis farı çok gereken bir şey olmadığı için insanlar bilmiyor ya da unutuyor o yüzden dörtlü yakıyorlar bile bile yanlışı yaptığını sanmıyorum kimsenin.
0
semaforo de medianoche
(13.12.24)
sis farı yeterli diyen arkadaşlar aynı zamanda, dörtlüler ani yavaşlamalarda yakılır yazmış.

frene basınca birkaç milisaniye içinde yanan ve standart donanımda tam üç tane birden bulunan stop lambaları yetersiz mi? demek ki standart donanımın yetersiz olduğunu düşünüyor ve dörtlü yakma ihtiyacı hissediyorsunuz. yani ben sis varken sis lambasının yetersiz olduğunu düşünüp dörtlü yakınca stres yapmış oluyorum, ama aniden tıkanan trafikte frene basınca anında yanan stop lambasının yetersiz olduğunu düşünüp elle dörtlü yakınca siz stres olmamış mı oluyorsunuz?

neticede neymiş? arabanın standart donanımının yetersiz olduğunu düşünerek kendini ve trafiği güvene almak istediğin her durumda yakabilirmişsin.

ayrıca dörtlüyü yakınca "galiba önümde ani fren yapıyorlar" diye panik yapıp kaza yapacak kadar acemi sürücü, sis farını da stop lambası zanneder, fren yapıyorlar diyip kaza yapar. o denli acemiden bu da beklenir.
0
kibritsuyu
(13.12.24)
Abi bu araçların mühendisleri ar-ge çalışanları her türlü hava koşulu için sayısız defa test ediyorlar bu araçları o yetmiyor bağımsız kuruluşlar ayrıca test edip en güvenli şekilde trafiğe çıkmaları için okey veriyorlar, siz bu araçların sdandart donanımının tüm bunlara rağmen yetmeyeceğini kendinizi de sisli havada Sevimli Hayalet Casper gibi görünmez olduğunuzu düşünüp illa dörtlüleri de yakacam kardeşim bana ne diyorsanız ekstra olarak dörtlüleri de açın tabii ne olacak usta sürücü böyle yapmalı :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.12.24)
bak mesela o arge çalışmasnı yapan mühendisler, ani bir frenleme durumunda dörtlülerin de otomatik yanmasını sisteme eklediler. ani frende stop lambalarıyla birlikte dörtlüler de yanıyor.

yarın bir gün sis yoğunluğunu ölçen bir sensör koyup, fazla siste dörtlüleri otomatik yakmayacaklarının bir garantisi yok. bunlar hep arge. iki gün sonra bunu da görürsek utanacak mıyız? olmaz diyebilir misiniz? 5-10 yıl önce frene ani basınca dörtlüler de yanacak desen ona da gülerlerdi. hatta chery'lerde arkaya da sensör koymuşlar, belirli bir hız üstüne arkadaki araç fazla yaklaşırsa da dörtlü yanıyor gelmee gelmeee diye. trafikte oyuncak etmişler, dibine girip girip yaktırıp eğleniyorlar.

hepsinde amaç aynı, fark edilmeyi arttırmak. sis farı yeter diyorsan yakma, tedirgin hissediyor, yetmez daha çok dikkat çekeyim diyorsan yak. bu tamamen kullanıcı tercihi artık. yakılır diye bir kural da yok, yakılmaz diye bir kural da yok.

yok kenara çekmiş zanneder, yok ani fren yapıyor zannedip panikler kaza yapar falan bunlar komik bahaneler. azıcık trafiği okusun, zannetmesin.
0
kibritsuyu
(13.12.24)
Yoğun siste açılır dörtlüler hocam. Teamül böyle. Yanlış bir şey de değil. Görünürlüğü her türlü arttırmak lazım öyle durumlarda. Arabada çakar (turuncu), hatta pavyon ışıkları olsa onlar dahi açılır.

Şehir içi dip dibe dur kalk trafikte yahut az/normal siste açılmaz.
0
yadigar
(14.12.24)
"ani frende stop lambalarıyla birlikte dörtlüler de yanıyor" kaza aninda dortluler yanabiliyor, dogru. ama ani frende yanan dortlu gormedim, hatta bu buyuk ihtimal eli yuzu duzgun ulkelerde yasal bile degildir.

4luler yogun siste gorunurlugunuzu falan arttirmaz, cunku sinyallerin icinde dandik bir tane led yada ampul var.

araclarda on sis farlari opsiyonel olabilir, ama arka sisler opsiyonel degil. arka sisler acin, gecin aracin arkasina, sislere bakmakta zorlanirsiniz, cunku oldukca kuvvetlidir. sinyaller ile arasinda kuvvet olarak ciddi fark var.

ezcumle, yogun siste 4lu yakmak kurallardan ve teknikten bir haber ortadogu insani hareketi, uzgunum ama boyle.
0
cooperr
(15.12.24)
Ortadoğu: ben nalaka

Hep otobanda sürüyorsunuz glb.. tek şeritli ucurumlu dağ yolunda yoğun sise yakalanmamis kimse

ve madem standart donanim olan arka sisler yeterli, ön sis opsiyonu neden var? Tüm mühendisler ortadogulu mu diyosun

Dörtlü yakıldı diye eli ayağına dolasip kaza yapacak kisi zaten net araba kullanamiyordur +7 yoğun siste kaza yapmama ihtimali yok, bari kendimizi kurtaralim
0
abuzer
(15.12.24)
yağmur sis görüş mesafesi düştüğünde dörtlüleri yakarım. çok faydalı
0
duyurukullanıcısı
(15.12.24)
"Sisli havada dortlunun amacının "fark edilmek" olduğunu herkessss bilir" diyen arkadas, aynen dedigin gibi on sis farklarinin senin farkedilmede pek etkisi yok, onemli olan arkadan gelen birinin sana gommemesi.

O yuzden onler opsiyonel ki bazi modern araclarda opsiyonal bile degil artik. Arkalar ise bildigim kadariyla her aracta var, yanlisim varsa buyrun duzeltin. Mesela bendeki 2021 model f segment SUV aracta on sis farlari opsiyonel olarak bile yok, arkalar standart.

tekrar ediyorum, yogun siste 4luler sizin normal stop lambalariniz kadar bile gozukmuyor olabilir cunku yaktiginiz lambanin kuvveti belli, o yuzden pek ise yaramayan bir aktivite. 4lu yerine bir zahmet sislerinizi yakin, devam edin.

ortada tartisacak bisey yok aslinda, insan hayret ediyor :D
0
cooperr
(16.12.24)
ne bulursam yakarım, ara ara da korna çalarım. yolda uyuyan eden çok. çarpacaklarına sinir olsunlar.
0
titanyum22
(16.12.24)
Arkadaşlar ar-ge ve mühendislik böyle çalışmaz. Yani sen su altında da sorunsuz bir şekilde hayat kurtaracak bir sistemi ya da önünün belli olmadığı kadar sisli yollarda da görüşü sorunsuz bir şekilde sağlayacak far üretebilirsin. işin bu kısmında sorun yok. Yalnız mühendislik burada bitmiyor. Basit tabir ile attığın taşın ürküttüğün kuşa değmesi lazım. Yılda iki kere denk geleceğin yoğunluktaki sis için hiçbir firma standart donanıma bu kadar maliyetli yatırım yapmaz. Görülme sis yoğunluğunun görüş azaltma oranına bakarak görülme sıklığı yüksek olan sis için önlem standart üretilir. Örneğin arazi araçlarındaki sis farları ve standart bir şehir içi aracındakiler de aynı değil. Neden? Çünkü en başta ihtiyaç sıklığı sebepli olan arz-talep konusuna geri dönüyoruz.

"bunlar hep arge. iki gün sonra bunu da görürsek utanacak mıyız? olmaz diyebilir misiniz?" @kibritsuyu ve gelişim süreci tespiti doğru. Yan aynalar, silecekler, emniyet kemerleri, hava yastıkları vs. hep ihtiyaca bağlı olarak kullanıma göre artan konular.

Ayrıca yoğun siste dörtlüleri yakıp yavaşlayan aracın makas atarak gitme ihtimali sebebiyle trafikte kaos yaratması, öndeki aracın fren lambası yanmadığı halde dörtlüleri gördüğü için başka şeride aniden direksiyonu kırması gibi şeylerin parçası olacak kişiler trafiğe çıkmasın zaten +1500 Dandik ledleri yüzünden görünürlüğü arttırmadığı halde mucizevi bir şekilde şerit değiştirirken sizi görünür kılacak olan sinyal lambaları gibi fikirleriniz de şahaneymiş. Bu konu neden bu kadar uzadı diye merak ettim, gereksiz Ekşi Duyuru gerginliği yaşanmış :)
0
nawar
(16.12.24)
tartisma gereksiz yere uzuyor cunku ortalama duyuru kullanicisinin tartisma dusturu adhominem. ornek:

- sinyaller siste gorunurlugu arttirir.
- arttirmaz cunku sisler yeterli kuvvete sahip degil.
- Dandik ledleri yüzünden görünürlüğü arttırmadığı halde mucizevi bir şekilde şerit değiştirirken sizi görünür kılacak olan sinyal lambaları...
- peki yogun sis?
- onu salla, benim amacim bir sekilde sana cift dalmak.
- peki.
0
cooperr
(16.12.24)
Olsun acelemiz yok @cooper. Şunu da tekrar cevaplayabilir misin? Önemli olan tek şeyin arkadan gelenin bana gommemesi olduğu fikrine tam olarak nasıl ulastin? Karşıdan gelen istediği gibi geçirsin, rahat mı olayım?

Bı de senin dışında herkesin dün ehliyet alıp bugün ilk kez sise yakalandigi fikri var tabii... Kimse yoğun siste karşıdan ya da önünde giden kisinin dortlulerini görmedi, fark edilirligi arttirdigini deneyimlemedi, o nedenle senin "hayır arttirmaz" tespitin/teorin kesinlige sahip.

Amacı çift dalmak olan da ortadoguya: ben nalaka'yi ilk dedirtendir
0
abuzer
(17.12.24)
ben de bu konu niye bu kadar uzadı onu anlamadım.

kimse sis lambası gereksiz, onun yerine dörtlü yakayım daha iyi demiyor ki. yahu çok basit. siste görünürlüğümü arttıracak ne kadar özellik varsa açıyorum, çünkü neden olmasın? arka sisi de açarım, ön sisi de açarım, dörtlüyü de yakarım, beşlisi altılısı olsa onu da yakarım, modifiye şahin gibi yere mor ışık veren renkli ledlerim varsa onu da açarım, japon keranesi gibi, ankara pavyonu gibi şıkır şıkır gezerim, yeter ki etrafımda daha fark edilir olayım. onu açan toptur bunu açan ortadoğuludur falan. dandik ledliyse gözükmüyorsa da fazladan boşu boşuna yansın amk elektrik mi yazıyor? sis farı gibi sabit yanmıyor, dandik de olsa sis farı gibi sabit değil yanıp söndüğü için dikkat çekiyor işte bunun nesini tartışıyoruz anlamadım ki?

dörtlüyü yanlış anlayıp kaza yapacak angut da trafiğe çıkmasın bir zahmet. azıcık önündeki trafiği okumayı öğrensin öyle gelsin. ben salağın teki yanlış anlar da ani fren yapıp kayar, tam kayarken de fren yerine gaza basıp uçurumdan düşer falan diye niye kullanmamazlık edip görünürlüğümü düşüreyim?
0
kibritsuyu
(17.12.24)
kibritsuyu +1.
0
unalub
(17.12.24)
@abuzer

karsidan gelen farlar ve sis yuzunden zaten 4luleri pek goremeyecek.

bircok aracta artik farlar oldukca kuvvetli, sis olmadigi zamanlarda bile sinyaller karsidan gorunmedigi icin sinyal verdiginizde o taraftaki far ya kapaniyor ya da kisiliyor.

ortadogulu olayindan benim kastim da zaten "ben ne varsa kerhane gibi yakayim, maksat gorunur olmak" mantigi, sagolsun kibritsuyu arkadas da bu tezi hemen dogrulamis...

isik, yanar doner seyleri seven bir milletiz, yapcak bisey yok.
0
cooperr
(17.12.24)
@cooper, ARTİK farlar kuvvetliyse ve dortlumun gorulmesini engelliyorsa 2025 volvomda ona uygun davranırım.

Bir de "goremeyecek" diye future konusmamiza gerek yok, onu diyorum. Hepimiz en az bir kez yoğun siste sürmüşüz belli ki. Ozellikle ben Max 2 günde 1, sisli tek seritli dağ yollarında sürüyorum. Ve yoğun siste dortlulerin faydasini sık sık deneyimliyorum. Teori uretmemize gerek kalmadı bak ilk ağızdan söylüyorum. Zaten yol kenarı uyarı ışıkları bile yanip sönen cinsten. Yoksa dümdüz ışığı koyar gecerlerdi di mi :)

Evet herkes fikrine daha da sıkı sıkıya bağlandığına göre duyuru gorevini tamamladi sanırım ;)
0
abuzer
(18.12.24)
(2)

HGS etiketi almamız gerekiyor mu?

dejame
Eski aracı sattık, hatırladığım kadarıyla üstünde HGS etiketi vardı. İçinde bir miktar bakiye kalmıştı, o önemli değil ama etiketi çıkartmayı unuttuk. Çıkartmamız gerekiyor muydu onu da bilmiyorum.Şimdi yeni araç aldık. Artık plaka okuma sistemiyle mi çalışıyor? Etiket almamıza gerek var mı? Öncekin
Eski aracı sattık, hatırladığım kadarıyla üstünde HGS etiketi vardı. İçinde bir miktar bakiye kalmıştı, o önemli değil ama etiketi çıkartmayı unuttuk. Çıkartmamız gerekiyor muydu onu da bilmiyorum.

Şimdi yeni araç aldık. Artık plaka okuma sistemiyle mi çalışıyor? Etiket almamıza gerek var mı? Öncekini devredebiliyor muyuz?

edit: hesapta 316 TL bakiye var. kalması önemli değil de, hgs benim adıma gözüküyor. plaka artık bana ait değil. iptal edince onun bakiyesi sıfırlanacak, ayıp olmasın diye düşündüm ama sanırım net iptal ettirmem gerek. değil mi?
0
dejame
(10.12.24)
Eskisini iptal ettirip yenisini alman gerekiyor, birkaç form ıvır zıvır işleri var onu da yaparsan eski HGS'deki bakiye sana aktarılır ama arabayı sattığın kişi muhtemelen kullanmıştır onu, eğer iptal ettirmezsen ve arabayı sattığın kişi kötü niyetli biri çıkıp HGS'ni kullanmaya devam ederse cezalı geçişler yapar onları da sen ödersin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.12.24)
Yanlış bilgi vermek istemem, artık cama vs yapıştırmaya gerek olmaksızın plakadan okuyor ve HGS uygulamasından (ben iş bankasından aldığım için örneğin işcepten) plaka değişikliği yaparak kullanmaya devam ediyorum, yeni etiket almadım. Bir önceki araçta kalan size sıkıntı yaratır mı bilemedim, geçişlerini bir süre takip edebilirsiniz.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.12.24)
(6)

yüzüklerin efendisi ayrı ayrı mı, yoksa tek cilt mi alınmalı?

m e b
selamlar.bu seriyi hiç okumadım, izlemedim.önce kitaplarını okumak istiyorum. ama ayrı ayrı üç kitap olarak mı yoksa tek ciltlik basımını mı almalıyım? tek ciltlik basımı çok şık ve daha ağırbaşlı duruyor ve o dünyanın/hikayenin derinliğiyle örtüşüyor gibi ve biraz daha ucuz. ama ayrı ayrı almayı da
selamlar.

bu seriyi hiç okumadım, izlemedim.

önce kitaplarını okumak istiyorum. ama ayrı ayrı üç kitap olarak mı yoksa tek ciltlik basımını mı almalıyım?

tek ciltlik basımı çok şık ve daha ağırbaşlı duruyor ve o dünyanın/hikayenin derinliğiyle örtüşüyor gibi ve biraz daha ucuz. ama ayrı ayrı almayı da arşiv anlamında istiyorum, toplu taşımada taşıması daha kolay olacak vs.

ayrıca tek ciltlik basımında kırpmalar mevcut mu, hiçbir fikrim de yok.

ya da ayrı ayrı basımlarını e-kitap olarak okuyup arşivimde yer alması açısından tek ciltlik eserini mi satın alayım?

bu bağlamda, bu seriyi çok sevenlerden fikir almak isterim.
0
m e b
(10.12.24)
Ben okumak için 3 cilt koleksiyon için tek cilt almıştım 100 sene önce falan ama bugün olsa sadece 3 cilt alırdım diyorum ama muhtemelen yine 3 ciltle birlikte tek cilt olanı da alırdım, çok güzel çünkü.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.12.24)
Tek cilt kitaplıkta güzel duruyor kulağa hoş geliyor ama kütük gibi kitabı okuması zor, bunu otostopçunun galaksi rehberinde yaşamıştım, ayrı ayrı okumak için daha iyi
0
grimavi
(10.12.24)
nasıl, hangi pozisyonda kitap okuduğuna bağlı :) tek cildi öyle yatarken ya da tuvalette filan okunmaz, baya ağır.

okumak için ayrı ayrı, kitaplıkta durması için de tek cilt aldım ben.
0
king lizard
(10.12.24)
elimde hem yüzüklerin efendisi, hem de otostopçunun galaksi rehberi tek cilt vardı ama rahat okuyabilmek için ayrıca set olarak alıp öyle okudum. çünkü tek cilt hakikaten okunmuyor, oradan oraya taşınmıyor. kucakta bile okunmaz o kitap, çalışma masasına açıp öyle okuman lazım.

benzer bir sorunu şu an denemeler’de yaşıyorum. alfa’nın 1200 sayfa civarı ciltli baskısını aldım, okumak resmen çile. gece vardiyalarında kitap okuyabiliyorum diye işe de götürüyorum, postacı çantamı tek başına dolduruyor.
0
phoarbix
(10.12.24)
Bende hem dijital (e-kitap) hem de tek ciltlik hali var. Tek cilt olanı taşımak da oturarak ya da masa başında olmadığı sürece okumak da zor. Hatta Silmarillion ve Hobbit de kitap olarak var ama tekrar okurken e-kitap olarak okudum. Çünkü Kindle'da okumak daha kolay. Kağıt olarak okumak istersen 3 cilt, koleksiyon/arşiv istersen tek cilt alabilirsin. Tamamen sende yani konu.
0
nawar
(10.12.24)
tek ciltten okumak zor olur, seri şeklinde alın. çok severseniz tek ciltliğini de alıp saklarsınız. ben kara kitap'ı çok severim misal, 25. yılda özel baskısı çıktı onu da aldım.
kısaltma yok.
şu dediğiniz de mantıklı: "ya da ayrı ayrı basımlarını e-kitap olarak okuyup arşivimde yer alması açısından tek ciltlik eserini mi satın alayım?"
e-kitap okumakta sorun yoksa öyle yapın.
0
suyin
(10.12.24)
(8)

omega 3 (balık yağı) takviyesi hangi saatte alınmalı?

kibritsuyu
doktor omega 3 takviyesi yazdı (ocean plus omega 3 tablet).doktor (dahiliyeci, profesör) sabahları aç karnına al dedi. eczacı da yatmadan önce al dedi.sabah aç karnına midemden balık balık kokar gibime geliyor. nasıl alayım?
doktor omega 3 takviyesi yazdı (ocean plus omega 3 tablet).

doktor (dahiliyeci, profesör) sabahları aç karnına al dedi. eczacı da yatmadan önce al dedi.

sabah aç karnına midemden balık balık kokar gibime geliyor. nasıl alayım?
0
kibritsuyu
(09.12.24)
Omega 3 yağ asiti olduğu için emilimini arttırmak için tercihen yağ içeren gıdalarla o mümkün değilse herhangi bir gıda ile almak daha iyi ya da tok karnına hala sindirim devam ederken alınmalı ama şimdi koca profesörle de ters düşmek istemem fakat aç karnına almak bence mantıklı değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.12.24)
ac karnina niye istemistir hoca diye dusunuyorum, normalde ya mide asitiyle alakali yada yine yemekle alindiginda etkisini kaybeden urunler olabiliyor, ama duz Omega 3 ne kapsul geregi oyle bir durum var nede yemek etkisi askine yemekle tavsiye edilir.


Yatmadan once muhabbeti; enflamasoyna karsi vs. ise gecerli, aksam agrilar arttigindan aksam alinmasinda sizi rahatlatmak icin fayda var ama amac o degilse yemekle alinir. saati onemli degil rutin oldugu surece, yani her kahvaltida da olabilir her aksam yemeginde de vs. o anlamda bir spesifite yok.
0
wallcan
(09.12.24)
Mesela demir takviyesini gece yatmadan önce tavsiye etmeyiz cünkü uyku kacirir. Süt ürünleri veya cay tüketiminden iki saat önce ve sonra tavsiye etmeyiz, emilimi engeller. C-vit ile kullanilmasi emilimi arttirir.
Balik yaginda öyle bir durum yok. Bildigin yag. Gün icinde aldigin vakit yagin emilimini normal sartlarda etkilemeyecek, baska ilacla etkilesime girmeyecek ama yemekle beraber alinan Yağlar vücuda alındığında safra adı verilen bir sıvı karaciğer tarafından üretilir ve sağlıklı yağların sindirilmesi için önemlidir. Safra, ince bağırsakta yağları emülsifiye eder (yağ damlacıklarını küçültür) ve böylece enzimlerin bu yağları daha kolay sindirmesini sağlar. Yedigin yemek balik yaginin emilimini etkilemeyecek ama yemek yeme eylemi sayesinde salgilanan safra etkileyecek. Sen balik yagini yemekle birlikte al. Hem sabah alirsan gün boyu agzina balik tadi gelir.
Cok basit bir konu bu, niye bu kadar kasmis prof anlamadim.
0
alice in potatoland
(09.12.24)
EFA S 1200. Balık tadı gelmiyor bundan bana.
0
old possum
(09.12.24)
Ocean balık kokmuyor, kokmaması için bir olay yapıyorlarmış, ben Sjomann's marka alıyorum çiğneme tableti kokusuda portakal, o kocaman kapsül ocean yerine 2 tane kullanıyorum daha rahat ya kokusuda güzel.
0
eja
(09.12.24)
emin ol bu kadar ustune dusulecek bir konun degil, gun icinde ne zaman kolayina geliyorsa o zaman alabilirsin.
0
bay b
(09.12.24)
As Bachtell-Shelbert explains, “It is recommended to take omega-3 supplements immediately before a meal that includes healthy fats. Doing so avoids floating oil in the stomach and promotes mixing with the meal for better digestion.”
20 Ağu 2024

sağlıklı yağ içeren bir yemekten hemen önce al ki mide suyunun üzerinde yüzmesin demiş burada da. böylece midede yemek ile karışmış olarak sindirilebilirmiş.

böyle bir gerekçesi olabilir.
0
janderzel zartanyan
(09.12.24)
prof ları tus gibi bir seviye tespit sınavına soksalar keşke. Çakma olanları elense millet rahat etse
0
digits
(09.12.24)
(8)

D vitamini takviyesi nasıl seçilmeli? Hangi marka en iyisi?

metematik
Bir sürü çeşit ve dozaj var. Kişi kendisi için doğru takviyeyi nasıl seçmeli?
Bir sürü çeşit ve dozaj var. Kişi kendisi için doğru takviyeyi nasıl seçmeli?
0
metematik
(09.12.24)
Önce kan tahlili yaptırıp D vitamini ve diğer kan değerlerini kontrol ettiricen. Doktor sana diyecek ki şu kadar eksiğin var, şu miktarda kullanabilirsin, hangi ürünü kullanayım diyecen o da sana tavsiyede bulunacak.
0
muhayyer divan
(09.12.24)
sınır altındaysa ama çok düşük değilse (tahlilde yazar 0-10 arası çok düşük, 10-25 arası düşük, 25-bilmemkaç arası normal falan diye), ama normal sınırın altındaysa haftada 2 gün d-colefor içebilirsin.

yine de doktora danışmadan kullanma.
0
kibritsuyu
(09.12.24)
D vitamini biraz komplike çalışan bir vitamin, yani vitamin diyoruz ama hormon gibi çalışan bir vitamin bu o nedenle bazı konulara dikkat etmek lazım, misal salt D vitamini olarak değil D3K2 formunda almak kan ve kemiklerdeki kalsiyum dengesini korumak için önemli zira K vitamini kandan kemiklere kalsiyum geçişini sağlarken D vitamini de kemiklerden kana kalsiyum geçişini sağlar, K vitamini olmadan kullanıldığında kemiklerden kana geçen kalsiyumun tekrar kemiklere ulaştırılması mümkün olmuyor o nedenle kemik kaybı yaşanabiliyor. Bir de magnezyum D vitaminin emilimini yükseltiyor, tercihen magnezyum da kullanılabilir.

Bunlara ek olarak sen tabii bi kan tahlili yaptırıp değerlerini öğren ama Türkiye konumu itibariyle D vitaminini senetzini sağlayan UVB ışınları sadece yaz aylarında ve öğle saatlerindeki birkaç saatlik zaman diliminde alıp faydalanabiliyor, o nedenle Türkiye'de sokakta çevirdiğin 10 kişiden 10'unda muhtemelen D vitamini eksikliği vardır zira olmaması için bir neden yok çünkü Güneş'ten D vitamini almak Türkiye'de çok mümkün değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.12.24)
d2k2 formunu öneriyorlar 30 yaş üstüne.
ben ne zaman ölçtürsem düşük çıkıyor. o sebeple sürekli gidip d baktırmıyorum. ara ara kullanıyorum.

şunu önermişti son eczacı
productimages.hepsiburada.net
0
elorelia
(09.12.24)
tahlilde 25 üstü çıktığında doktor çok iyi deyip seni eve yollar. son yapılan çalışmalara göre 60 üstü bazılarında ise 80 üstü olması gerektiği belirlenmiş.
tabi önce tahlil yaptır sonrasında en az 60 üstü tutmak için d3k2 formunda günlük ikame dozda kullanmaya devam et. her 10 kilo içi 1000iu şeklinde. eksikliği gidermek için daha yüksek alınabilir.
k2 vitaminin ile alımında da farklı görüşler mevcut. bir kısım araştırma k2 ye gerek olmadığı tamamen pazarlama için yapıldığını söylüyor.

devlete gidersen devit-3 damla yazar. bununla yükselteni görmedim. veya d-colefor yazar. bu düzenli kullanınca yükseltiyor. değeri belli seviyeye getirdikten sonra damla formunda d3k2 ile devam edilir.
ayrıca d vitamini yarılanma ömrü kısadır. o yüzden belli bir seviyede tutmak için devamlı kullanmak gerekir.
benim kullandıklarım venatura, ocean, immuneks
0
my fault
(09.12.24)
venatura d3k2 kullanıyorum. normalde kilona göre hesaplanıyor. 80kg biri için günde 6-8 damla gibi düşünebilirsin. bunun çok fazla olduğunu günlük dozun 1-2 damla olması gerektiği söyleniyor ama bu mikro dozlarla da D vitamini değerini yükseltebilen yok. düşüklüğe bağlı olarak ilk 10-15 gün bu dozun 2 katını alabilirsin. (12-16 damla)

bu formule göre ilerliyorum 2 ayda bir 1 ay ara veriyorum en son ölçümde D vitamini değerim 76 çıkmıştı.

mustafa atasoy'un bu konuda detaylı bir videosu var:
www.youtube.com
0
orpheus
(09.12.24)
Desiferol var. Sabah akşam atılıyor. Bu hap d vitamini depolarını yavaş yavaş doldurduğu için daha etkili.
0
komando kani var bende
(09.12.24)
Doktor tavsiyesi ile hareket et. Fazlası hipertansiyon, böbrek taşı gibi ciddi sorunlar yapabiliyor. Doz için doktor ne diyorsa onu yap.
0
wd40
(10.12.24)
(3)

Standart bir ağrı kesici ve SKT sonrası kullanım esnekliği hk

truf
Elimde bi kutu Vermidon var ve SKTsi 11/24 diyor. Yurtdışındayım, bu ilacın SKTsi beni Aralık sonuna kadar idare eder mi yoksa çöpe mi atayım direkt?
Elimde bi kutu Vermidon var ve SKTsi 11/24 diyor. Yurtdışındayım, bu ilacın SKTsi beni Aralık sonuna kadar idare eder mi yoksa çöpe mi atayım direkt?
0
truf
(09.12.24)
en az 3 ay idare eder.
0
adivar
(09.12.24)
Aktif bileşenlere sahip sıvı formdaki ilaçların etken maddeleri SKT sonrası stabilliğini pek koruyamıyor etkisini yitiriyor bu ilaçları kullanmamak lazım ama antihistaminikler ve ağrı kesiciler sanırım SKT sonrasında bile uzun bir raf ömrüne sahip, bu konuyla ilgili çok eskiden bir araştırma okumuştum bir incelemede 40-50 yıllık ilaçlarda dahi etken maddelerin %90'ı hala çalışır haldeydi ama yatırım tavsiyesi değil tabii bu sağlıkla şaka olmaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.12.24)
Mirket
(09.12.24)
(3)

Protein Bar (Spor öncesi alternatif olmadığında) faydası oluyor mu?

put it in your appropriate place
Evet, spor sorusu volume 54686Bazen karnım açıkıyor spor öncesi. Hafif atıştırmalıklar bulamadığımda birkaç sefer kahve ile birlikte protein bar yapıştığım oldu.Aç git daha iyi mi derseniz, yoksa yapıştır kanka devam mi derseniz? Nedir fikirleriniz ve tavsiyeleriniz?
Evet, spor sorusu volume 54686

Bazen karnım açıkıyor spor öncesi. Hafif atıştırmalıklar bulamadığımda birkaç sefer kahve ile birlikte protein bar yapıştığım oldu.

Aç git daha iyi mi derseniz, yoksa yapıştır kanka devam mi derseniz? Nedir fikirleriniz ve tavsiyeleriniz?
0
put it in your appropriate place
(08.12.24)
Aç gitmek tok gitmek kişisel bir tercih; benim 20 saat açlıkla gittiğim de oluyor 300 gram pilav yiyip gittiğim de oluyor, tamamen o an hissettiğim duygu durumuma bağlı, antrenman performansımı etkileyen nokta o anda psikoloji, yoksa yediğin yemeğin bir etkisi pek yok antrenmanda kullandığın enerji bir gün önce yediğin yemekten geliyor, protein barın olumlu ya da olumsuz bir etkisi yok sen kendini protein bar yediğinde iyi hissediyorsun, ki karbonhidrat içeren gıdalar kan şekerini yükselttiği için iyi hissettirir, yiyip git.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.12.24)
çok ağır kaldırırsan aç karnına gidince gözlerin kararır, çok yiyip gidersen de kusarsın. çok ağır kaldırmıyorsan sorun olmaz
0
nahtoderfahrung
(08.12.24)
Protein barlarin çoğu acayip dandik. Ve kalori/protein orani da acayip kötü oluyor. Bence daha iyi şeyler bulabilirsiniz ya da kaliteli bar alın.

Yaptığınız antrenmana bağlı. Ben güç girdiğim için çok boş karna yapamam. Ama misal güç ile alakası olmayan antrenmanlarda hiçbir sorun yaşamam. Kişiye bağlı.

Misal aç karnına antrenmanda daha iyi olanlar var. Ama evet o yediğiniz barin net bir etkisi yok yani, o vücuda işe yarayana kadar saatler geçer.
0
logisticsmanager
(08.12.24)
(5)

Tüm bebekler gaz sancısı çekiyor mu?

esinikaybetmiscorap.
Merhaba,50 gunluk bebegim var, aslinda kakasini da gazini da her emzirmeden sonra yapiyor ancak emzirmeden sonra direkt aglamaya basliyor gaz sancisi sebebiyle ve masajla yarim saatte anca yapabiliyor, ilk bebegim oldugundan ve etrafimda da bebek sahibi olan olmadigindan bilmiyorum. Tum bebekler bu
Merhaba,

50 gunluk bebegim var, aslinda kakasini da gazini da her emzirmeden sonra yapiyor ancak emzirmeden sonra direkt aglamaya basliyor gaz sancisi sebebiyle ve masajla yarim saatte anca yapabiliyor, ilk bebegim oldugundan ve etrafimda da bebek sahibi olan olmadigindan bilmiyorum. Tum bebekler bu sekilde mi acaba surecleri sancili mi oluyor? Gazi cikmadiginda uyuyamiyorda uykusu da gelirse iyice çıldırıyor evde, genelde bebekler bu şekilde mi yoksa sakin ve kolayca gazı çıkan bebekler de var mıdır? 3-4 aydan sonra rahatlanıyormuş ama 1-2 aylık bebeklerin durumunu merak ediyorum açıkçası?

Teşekkürler
0
esinikaybetmiscorap.
(07.12.24)
hepsi yaşamaz ama sizden kötü durumda olanlar da var. saatlerce süren versiyonu. 3-4 aya kadar sürer azalarak biter. kullanmıyorsanız biogaia damla kullanabilirsiniz. yetmezse relaktaza geçilebilir. ama süreçte bir kez çocuk doktoru görse iyi olur gaz dışındaki problemleri elemek için. kendiniz yediklerinize dikkat edin bol hareket edin. bol sıvı tüketin. kendiniz rezene çayı içebilirsiniz

not: çocuk hekimiyim.
0
bass solo take one
(07.12.24)
Rezene içmeyin, karaciğere toksik bir bitki çayı.
0
nundu
(07.12.24)
Merhaba, yeğenimde sürekli ağlayan bir bebekti. Bazı pozisyonlarda rahatlıyor ve ağlamıyordu. (kolumuzda hırka taşır gibi taşıyorduk ve susuyordu.) 8 ay boyunca böyle devam etti ve sonrasında çoklu besin alerjisi olduğunu öğrendik. Anne sütünden geçen besinler alerji yapıyormuş ve bebeği rahatsız ediyormuş. Umarım böyle bir saglik sorunu yoktur ama bu durumda aklınızın bir köşesinde bulunsun.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(07.12.24)
Bebeklerde ilk birkaç ay sütteki laktozu sindiren laktaz enzimi henüz yeterli düzeyde olmadığı için sindirim sorununa neden oluyor o da gaz yapıyor, ilk aylardan sonra laktaz seviyesi arttığı için süreç hafifliyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.12.24)
Tüm bebeklerde oluyor evet, bazılarında daha cok oluyor. Her emme sonrası, her mama sonrası gaz çıkarmak gerekiyor. Masajla değil de geleneksel usul sırtına pat pat vurursaniz daha hızlı çıkacaktır, hatta güçlüce vurmak gerekiyor. Bir de pozisyon değişikliklerinde de cikarttiklari çok oluyor, kucaktan omza almak gibi.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(09.12.24)
(7)

bir gecede gözüm bozuldu

administ
böyle bir şey mümkün mü? sabah kalktım ve sol gözüm yakını ve uzağı bozuk görüyor.
böyle bir şey mümkün mü? sabah kalktım ve sol gözüm yakını ve uzağı bozuk görüyor.
0
administ
(07.12.24)
Ani görme kaybı diye arat Google'da
0
Mirket
(07.12.24)
Bana da olmuştu geçen sene galiba, bu yaşıma kadar iyi bozulmadı diye kendi kendimi avutmuştum ama birkaç gün sonra düzeldi, simülasyon ara ara böyle hatalar veriyor ama sonra Architect fix'liyor hatayı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.12.24)
gözbebeği önüne çapak vs bir şey gelmiş olabilir. önce bir gözyaşı damlası damlat, gözü temizle, düzelmiyorsa bir doktora görün.
0
kibritsuyu
(07.12.24)
yastığa çok bastırmışsındır uyuşmuştur. bir kaç saat sabret geçmezse doktora gidersin ama aynı şeyi yaşayan bir tanıdığıma doktor gözünü kaybedebilirsin demiş ertesi gün gözü açılmış :P
0
neira
(07.12.24)
Bol su iç veya varsa göz damlası (yapay göz suyu diye mi ne geçiyor) damlat. Mesela içki içilen bir gece sonrası vücut susuz kalırsa böyle olabiliyormuş. Bazı sabahlar uzakları daha bulanık görüyorum sebebi bu gibi anlamıştım ben.
0
nhk ni youkosu
(07.12.24)
Gozunun ustune yatmisin zaman gerek
0
Zetnikov
(07.12.24)
toksoplazma bazı insanlarda gözü vuruyor. tahlil yaptırabilirsin.
0
mellifica
(08.12.24)
(11)

Zayıflama ve motivasyon desteği

strawberry first
Merhaba,Artık kilo vermek istiyorum. Basbas spor aleti ve dönüş kulübü hakkında bilginiz var mı? Yoksa da şu hesabı inceleyip bana yorum yapar mısınız? Gerçekten almalı mıyım bu aleti? Siz hiç kullandınız mı? Not:yaş 44 kilo fazlası :17kg.https://www.instagram.com/basbaspor?igsh=NXZsejc5OW11MDkw
Merhaba,
Artık kilo vermek istiyorum. Basbas spor aleti ve dönüş kulübü hakkında bilginiz var mı? Yoksa da şu hesabı inceleyip bana yorum yapar mısınız? Gerçekten almalı mıyım bu aleti? Siz hiç kullandınız mı?
Not:yaş 44 kilo fazlası :17kg.


www.instagram.com
0
strawberry first
(07.12.24)
17 kilo fazla ile bu hareketleri yapabileceğini düşünmüyorum, ya kendini sakatlarsın ya da motivasyonun düşer

Fiziksel aktivite iyidir ama bu kilo verdirici mucize bi alet değil, normal kiloda olan birinin kaslarını sıkılaştırır
0
grimavi
(07.12.24)
Kilo vermek için bir ekipmana ihtiyacın yok ihtiyacın olan düzgün bir diyet programı düzenleyip ona sonsuz bir şekilde sadık kalmaktır, bu aletin ne olduğunu anlamadım muhtemelen keriz tokatlama aleti, ben yerinde olsam gym'e gidip başlangıç seviyesinde ağırlık çalışması yapardım, senin durumundaki insanlar genelde utanıp çekindiği için böyle bir şey yapmıyorlar halbuki gelseniz utanacak çekinecek bir şey olmadığını görürsünüz, ha böyle bir durum yok ben evde çalışacam birader sana ne diyorsan evde vücut ağırlığıyla yapabileceğin egzersizler var onlara yönelebilirsin.

Bu arada bu cevabı yazarken aleti de biraz inceledim, diyebilirim ki çok gereksiz ve anlamsız, fayda etkisi 0 (sıfır) bir cihaz, bunun yerine direnç bantları falan var belirli ağırlıkları simule eden onlara bakabilirsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.12.24)
Alet çöp.
Kilo verme konusunda bir işe yaramaz.
Kilo vermek için diyet yapmalısın.
0
Mirket
(07.12.24)
8 yaşından 18 yaşıma kadar sporcuydum. Sonra şehir değişikliği sebebiyle ara verdim. Çalışmaya başlayınca da 23-35 yaşları arası haftada 3ila 5 gün step, aerobik, pilates, yüzme yaptım ve ilave olarak işe, çarşıya Her yere yürüyek gidip geldim. 35yaşında yine şehir değiştirdim ve hamile kaldım, 5.aya kadar da bisiklete bindim, sonuna kadar da hamile yogası yaptım. +10 kilo ile doğuma girdim, sonraki 2.yılımda tüm doğum kilolarımı verdim ama sporu hayatıma bir daha sokma şansım olmadığı gibi bir yerlere yürüyerek gitme şansım da kalmadı. Geçen sene bel fıtığı geçirip tedaviler sonrası bir kaç ay içinde birden 17 kilo aldım.

Sebze, protein ve baklagille beslenirim. Ekmek, hamurişi, paketli gıda, tatlı/şeker tüketmem.
Ama özellikle zeytinyağlı yemeklere ve meyveye zaafım var. Duramıyorum. Üstelik yarı zamanlı çiftçilik yapıyorum ama bu hareket şu an bana çok yetersiz geliyor.
Doktora gittim, 21 saat açlık ve sadece protein içeren bir diyet verdi. Ev taşıyorum, Yakında yürüyüş yapmaya da başlayabilirim. Evde bu aletin bir faydası olur mu kısmını merak ettim.
0
🌸strawberry first
(07.12.24)
Geçenlerde bir soruya, hayat boyu sporu yaşamınızın merkezinde tutmayı düşünmüyorsanız, abartılı spor planları yapmayın. Sporu aniden bırakırsınız ama beslenme alışkanlığını bu yeni düzene hemen oturtamazsınız demiştim.

O sözüme canlı örnek gibisiniz.

Bir 21 saatlik açlıktan bahsetmişsiniz. Eğer o if diyeti ise, kadınlarda 16 saatten uzun süreli if diyetlerinin hormonal problemlere sebep olduğu gibi bir konu vardı. Çok vakıf olduğum bir konu değil. @Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet daha iyi bilir düşüncesindeyim.
0
Mirket
(07.12.24)
Hayatımda hep spor olduğu için hiç diyet yapma ihtiyacı hissetmedim. Arada kilo aldığım dönemlerde biraz daha aktif olup, yemeklerine biraz düzen vermem yeterli oluyordu. Hayatımda hiç oruç da tutmadım. Bu yüzden zaten, diyet planını da kendim yapmadım. Doktorumun verdiği plan bu. Açlık dokunmuyor da güzelim zeytinyağlı yemekleri, çorbaları bırakıp her Allah'ın günü 5 yumurta ve 300 gr et(tavuk balık vb) tüketmeye çalışmak benim için de zor. Evet diyete başladığımdan beri 12 günde 3 kilo verdim etkisini gördüm ancak nereye kadar diyetle gideceğim? (doktor 2 ay yap yeter dedi) sonra ne olacak?
0
🌸strawberry first
(07.12.24)
Kadın cinsiyet hormonları östrojen ve progesteron, Gonadotropin Salgılatıcı Hormon (GnRH) tarafından düzenlenir, yani yükselmesi ve düşmesi bu hormonun kontrolündedir, bununla birlikte GnRH çevresel koşullara karşı duyarlı bir hormondur, uzun süreli açlık gibi bir durum söz konusu olduğunda östrojen ve progesteronu uyarmak için gereken kimyasalların salınımını engeller ve düşme eğilimine girer, bu da periyodik dönemler için sıkıntılı bir süreçtir, diyetlerin tümü eğer akılcı bir şekilde programlanmıyorsa kadınlar için sıkıntı yaratabilir, IF gibi protokollerde de eğer açlık süres 12 saati geçiyorsa risk yaratabilir.

Bunların dışında, sadece proteinden oluşan diyetin bir anlamı yok. Evet proteinlerin sindirim süresi uzun olduğu için diyetlerin cheat'i gibi görülüp protein alımı yüksek tutulur ama karbonhidrat alınmadığında alınan proteinlerin büyük bir kısmı şekere dönüştürülüp kullanır zira normal/sedanter bir insanın protein ihtiyacı çok yüksek değildir 60 kiloluk ortalama bir insan kilosuna yakın bir protein aldığında tüm protein ihtiyacını gidermiş olur; o noktada kalori fazlasındaysan, proteini protein olarak depolayamadığın için fazlasını yağ olarak depolarsın; kalori açığındaysan, kalanını şekere dönüştürüp karbonhidrat eksiğinden doğan açığı kapatırsın, yani fazla protein almanın bir anlamı yok.

Ayrıca 12 günde 3 kilo veremezsin, yani 3 kilo verirsin ama 3 kilo yağ kaybedemezsin, 3 kilo yağ kaybetmek için 21 bin kalorilik açık vermen, bu da 12 gün için günlük 1750 kalori demek, böyle bir şey olamayacağı için verdiğin 3 kilonun muhtemelen 2 kilosu kaslarındaki su olmalı, hatta 2,5 kilosu da olabilir çünkü doktorun sana karbonhidratı yasaklamış, karbonhidratı yasakladığı için kaslarında karbonhidratla birlikte tuttuğun suyu atmışsın (1 gr karbonhidrat kaslarda 2,7 gr su tutar) 12 günün sonunda da 3 kilo ağırlık kaybetmişsin ama bu yağ kaybı değil üzgünüm. Yanlış anlama motviasyonunu kırmaya çalışmıyorum sadece ne yaşadığını anlatıyorum sana.

Asıl soruna gelecek olursak da, bu aletin bir faydası olmaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.12.24)
merhaba. çok uzun yazmadan kendi başımdan bi 6-7 yıl önce geçeni söyleyeceğim.

183 boyundayım erkeğim 82 kilo falandım yaşım 33 falandı herhalde. "That sugar movie" isimli bi film izledim. Gaza gelip paketli gıda tüketmeyi çat diye kestim, ekstra hiç bi sey yapmadım, hiç ama 0. Her gün içtiğim dönemlerdi hala öyle, içkiden hiç taviz vermememe rağmen haziran (6 ay) gibi 68-69 olmustum.

hiç bir sey masraf yapmadan sadece "that sugar movie" isimli belgesel filmi izlesene. kalori hesabı yok, adım saymak yok, ekstra alet yok, takip etmen gereken bir beslenme programın yok. sadece kutulu, paketli gıda tüketme o kadar. if it works it works. yok o yaktığın yağ değil, yok su tutmussun o gitmiş hiç derinlere inmeye gerek yok. kutulu, ambalajlı, paketli gıda tüketme. kolay gelsin. umarım istediğin bedene girersin.
0
libertine
(07.12.24)
Ay arkadaşlar gerçekten de cevaplarınız için hepinize teşekkür ederim. Özellikle @kaleci arkadaş epey detaylı anlatmış sağolsun.

Söyledikleriniz motivasyonumu düşürmedi, aksine bilgi iyidir, öğrendim.

12 günde verdiğim kilonun ödem olduğunu tahmin ediyorum zaten. Ödemle başlar, doğru yönetilirse yağla devam eder diye kalmış aklımda. Doktoruma güvendim, ancak işin doğrusu neyi neden yaptığını sorgulama şansım olmadı.

Bu alet beğenilmediğine göre, en kısa zamanda yeni evime yerleşip yürüyüş düzeni oturtmam gerek. Biraz kilo verince de Pilatese geçmek ki;o kısmını ben de yapabiliyorum zaten.
Kullanmayacağım bir ürün almak istemem zaten. İyi oldu cevaplarınız.
0
🌸strawberry first
(07.12.24)
Diyetisyen gayet beni motive etti. Takip ediyor öğünlerini atıyorsun bakıyor. Her hafta kg ölçümü 13 kgyu 4 5 ay arası verdim. Yaş 38
0
mikahakkinen
(07.12.24)
arkadaşlara bir kaç ekleme ben de yapayım. her şey kalori hesabıyla alakalı. paketli gıda tüketip az kaloride tutarsan kendini yine kilo verirsin. sağlıksız da olsa verirsin. aralıklı oruç falan da hikaye. o da temelde öğün sayısını azaltıp kaloriyi kısıtlıyor.

en güzeli günlük kalori ihtiyacını hesaplayıp bu kaloriden 400-500 kalori az almak. bu sayede haftada 0.5 kg verirsin. ben 1000 kalori açık vereyim hızlıca kilolar gitsin dersen vucut kendini kapatıyor bitkin hale düşersin ve yeter be diyip yemeklere saldırırsın. yavaş gitmek en güzeli. yaşam tarzı haline ancak bu sekilde getirirsin. sağlıklı öğünler oluşturup üstüne basit egzersizler eklersen mis gibi kilonu verirsin. bunun için telefon uygulamalarından faydalanabilirsin.
0
xrated
(07.12.24)
(4)

Erkek güneş gözlükleri için bildiğiniz en iyi marka hangisi?

doganeres
Yazın bir güneş gözlüğü almak istiyorum. Sizce en iyi erkek güneş gözlüğü markası hangisi?
Yazın bir güneş gözlüğü almak istiyorum. Sizce en iyi erkek güneş gözlüğü markası hangisi?
0
doganeres
(06.12.24)
www.kuvarsoptik.com.tr burayı buldum da çok var ya hangi birine bakıyım bilemedim
0
🌸doganeres
(30.01.25)
Ben Oakley kullanıyorum, çok da hoşuma gidiyor. En iyisi mi bilemem ama modelleri güzel bence. Bana göre en iyisi :)
0
kumandanim
(30.01.25)
persol
0
cooperr
(30.01.25)
Ben 20 senedir falan sadece Wayfarer takıyorum çünkü dünyanın en risksiz güneş gözlüğü Wayfarer, Rambo Okan'a tak ona bile yakışır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.01.25)
(13)

En son kime had bildirdiniz?

sekizdokuzon
Ben, beni komik bir çabayla itibarsizlastirmaya çalışan asimetrik saçlı bir corporate bitch'e kovulma riskini gururla göğüsleyerek bugün ağzının payını verdim. Siz ne zaman doldunuz da taştınız?Teşekkürler.
Ben, beni komik bir çabayla itibarsizlastirmaya çalışan asimetrik saçlı bir corporate bitch'e kovulma riskini gururla göğüsleyerek bugün ağzının payını verdim.

Siz ne zaman doldunuz da taştınız?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(05.12.24)
İş icabı haftada 2-3 kez had bildirmek zorunda kalıyorum. Dolup taşmalı yapalı baya olmuştur, yazın oldu sanırım. Genelde profesyonel ve itidalli bir şekilde yapıyorum, yapılması gerektiği için.

İş dışında yapamam pek, bam telime vurulması lazım.
0
Bruce
(05.12.24)
Had bildirmece yapmıyorum. Sakince ahahahaha diyip geçiyorum.
0
Shepard
(05.12.24)
Bu sitede insanlar hayatı çok aksiyonlu yaşıyor ya. Ben "had bildirme" konseptini sadece Türk dizilerinde olan bi şey sanıyodum. Kime niye had bildireyim ki, hiç aklıma bir örnek gelmedi yaşadığım. Biri bana kötülük yapsa da ona cevap vermekle uğraşmam yani, hukuki bir mevzuysa o yola başvururum, değilse de hayatımdan silerim. Böyle epik yüzleşmeler yapmayı hem sevmiyorum hem de fazla dramatik buluyorum, benlik değil.
0
nundu
(05.12.24)
Çok kritik çok netameli bir yerde ve durumda elimde olmadan konuştum. Konu memurun kayıt dışı çalıştırılması. Çok pis laf sokmuş bulundum ama sonuna kadar haklıyım sonuna kadar.
0
muhayyer divan
(05.12.24)
@nundu+1
Ek olarak bu tarz durumlarda kavga ve ağız dalaşına ya da polemiğe girebilecek bir karakterim yok sanırım. En fazla muhatap olmam bir daha.
0
Amaranta ursula
(05.12.24)
Sinyal vermeden şerit değiştirip önüme geçen birine uzun korna çaldım 2 gün önce.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.12.24)
hayatin ellerinden kayip gidiyor ve farkinda degilsin. simdiye kadar yazdiklarindan anladigim bu. profeysonel yardim al. birilerine had bildircem diye isinden olmak pire icin yorgan yakmak bence.
0
rentts
(06.12.24)
6 ay önce teslim ettiğim iş için 6 ay sonra ücretsiz destek isteyen müşteriye evire çevire haddini bildirdim. zaten gıcıktım iyi oldu rahatladım.
0
scudman1
(06.12.24)
Evdeki duşakabine sorulsa her gün adalet dağıtıyorum ama gerçek hayatta kimseye had bildirdiğimi hatırlamıyorum.
0
peki madem
(06.12.24)
titanic kemancısı +1

Böyle bir enerjim kalmadı, kimseyle en ufak bir tersliği kaldıracak ruh halinde değilim çoğu zaman yolda bana çarpana bile pardon der yoluma bakarım.

Gözlerimi yana devirip baktığım aşağılayıcı bir bakışım var benim onu yapıyorum, hiç muhatap olmadan yoluna gitmek daha sinir bozucu bir durummuş bunu fark ettiğimden beri yormuyorum kendimi.


Eskiden çok atışırdım insanlarla, bir de böyle üsttenci bir tavrım vardır, herkese "haddini bidirme" modum açık gezerdim ama gerçekten en çok ben yorulurdum, bunu hak eden insanlar oluyor etrafımızda ama "he he" deyip geçmek daha az yorucu ve daha sağlıklı bence.
0
mutekebbir
(06.12.24)
32 yaşındayım;
3-4 sene öncesine kadar özellikle trafikte günde 2 defa had bildirirdim. Kaç kişiyi bir yumrukla kekeme bırakmışımdır ama son zamanlarda hiç kimseyle hiçbir tartışmaya girmiyorum.
Bana veya bir yakınıma haksızlık / terbiyesizlik yapılırsa had bildirme moduna girerim.
En son yine trafikte bir mevzu oldu. Arkamdan el kol yapan oğlan, ben inip iki adım atınca ellerini teslim olur gibi havaya kaldırıp defansif şekilde konuştu, diyeceğimi diyip geçtim ama çok komikti ))
0
norek
(06.12.24)
Son 5-6 saattir kendime
0
yuvarlanantencereninkapagi
(07.12.24)
profesyonel bir yalancı ve manipülatör olduğunu biraz geç keşfettiğim eski flörtüme. kendisini şutladım, şutlarken de ne kadar büyük bir sahtekar ve manipülatör olduğunu iyice anlatıp, cehennemin dibine kadar yolun var dedim ve blokladım. inanın o kadar rahatladım ki tüy gibi hafifledim.
0
foucauldian
(10.12.24)
(4)

Emniyet niye bu adamı almadı hala?

m4a1
Hamit çelik diye bi lavuk var, net şekilde doktor falan değil. İsmi de hamit çelik değil sanırım. Bir diploma bulmuş üstündenİş yapıyor gibi… Su diyeti diye bir dalga ile dolandırıyor insanları hayvan gibi. Konuşması bozuk, tipi bozuk… resmen dolandırıcı. Ama bu adamı tv programlarına, sağa sola çık
Hamit çelik diye bi lavuk var, net şekilde doktor falan değil.
İsmi de hamit çelik değil sanırım. Bir diploma bulmuş üstünden
İş yapıyor gibi…
Su diyeti diye bir dalga ile dolandırıyor insanları hayvan gibi.
Konuşması bozuk, tipi bozuk… resmen dolandırıcı.

Ama bu adamı tv programlarına, sağa sola çıkarıyorlar, karşısında doktor oluyor yine de ekmeğini yemeye devam ediyor. Armağan bile oturtmuş karşısına aq.
Adam spor yapmayın organları yormayın diyor olm…
Ötesi yok.

En sikko twitter yorumunda kapıda biten emniyet bu adama hiçbirşey yapmıyor, sorgulamıyor. Çok büyük bir bokluk var bu işin altında givi geliyor bana ama bilmiyorum altan…

Nedir bu dayının hala insanları tokatlamaya devam etmesini sağlayan, var mı bilen?
0
m4a1
(05.12.24)
Ben doktor olmadığını zannetmiyor muhtemelen doktordur, bunun gibi bir tane de ketojenik diyet şöyle süperdir böyle mükemeldir diye bunun üstüne yazdığı kitapları insanlara iteleyen bi doktor daha var, neticede bu işler müritlik yoluyla ilerliyor gibi yaptıkları yasal olarak suç değil, kerizlik üzerinden para kazanıyorlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.12.24)
merhaba. demek istediğinizi anlıyorum, falcılar, spiritüel uzmanlar, aile dizimi, numeroloji uzmanı, şaman köklerimize dönüyoruz cart curt uydurma new age hacı/hoca tayfasına ayrı uyuzum göbeklitepe'de boyut kapısından mesnevi ile geçiyoruz falan diyen bi tayfa var accayip keriz (beyaz yakalı) silkeliyorlar.

bi de bilim değil "ilim" tayfası var. batı bizi zehirliyor/çipliyor. peygamber sünnetti, sahabeler de yapıyordu padişahlarda baktırıyordu yıldıznamesiydi, tılsımlı gömleklerdi falan konuları çarptırıp çarpıyorlar.

maranki gibi bi tayfa var. türki bi devlette yalandan tütün okumuş doktor/prof ünvanı almış onunla sabah programlarında bitki, macun falan ayrı keriz silkeliyolar. hatta bi benzeri sarayda danışman.

bahsettiginiz ismi merak ettim kendi isim soyismiyle biyografi bölümünde eğitimini, çalıştığı hastaneleri belirtmiş. iddia ettiği yöntemi bilmiyorum, ben de iplemezdim ama tıp diplomalı hatta çalıştığı hastaneleri belirtmjş (teyit etmedim).

falcılar yanında kahve mahve de satıp legalize etmenin yöntemini bulmuştu mesela yoksa büyü/fal suç + nasıl vergi verecekler (eğlence sektörü?).

insanlar bi şeye inanmak istiyor illa.
0
libertine
(05.12.24)
Libertine'in yazdığı gibi gerçek doktor olabilir ama geçen sene (ya da bu sene başı da olabilir), sosyal medyada kendini doktor olarak tanıtan ve baya bir insanı ikna eden bir kadının doktorlukla alakası olmadığı ortaya çıkmıştı twitter'da. Baya dalgası da geçildi kendine inanılmaz bir persona yarattığına dair. Yani diploma örneğini falan görmeden inanmamak lazım neredeyse :d

Onun dışında maalesef Canan Karatay'dan beri böyle şarlatan doktorlarda büyük bir artış var. Ümit Aktaş, Ayşegül Çoruhlu falan hep aynı tarz. Doktorluğun medyatik bir meslek hâline gelmesi (bunun asıl nedeni tabii tıbbın ve sağlığın vatandaşlık hakkı yerine endüstri hâline gelmesi) sonucu böyle şarlatanlara para kazanma yolu doğdu. Bunlar kadar popüler olmayanlar da homeopati, hacamat, sülük falan yapıp dünya para kazanıyor. Ee ülkedeki sağlık sistemi de pompalıyor bunları. İlaç şirketleri düşmanınız, aşılar zararlı, x otu yiyin şifa bulun, y diyeti yapın 30 kilo verin gibi safsatalar da patlıyor tabii ki
0
nundu
(05.12.24)
@Libertine +1 yazdığı sektörlerin eksiği var, fazlası yok. Özellikle teknoloji ve düşünce yapısının gelişmesine ayak uydurmayan semavi dinlere laf edip ardından daha ilkel inanç sistemleri ile spiritüel açlıklarını doyurmaya çalışanlar var. Tıpkı dinlilerde olduğu gibi "Ben doğruyu biliyorum, görüyorum sen göremiyorsun. Ben senden zekiyim" diye bakıp kendi egolarını ve boşa geçen hayatlarını anlamlı kılmaya çalışıyorlar. Psikolojik bir var oluş mücadelesi.

Devlet bunları umursamayıp takip etmiyor ya da işin ucu cinci hocalar ve oradan ip tutturup günah silen tarikatlara gelir diye bulaşmıyor sanırım.
0
nawar
(06.12.24)
(4)

tabi kelimesinin kullanımı ve yazımı

benim icin hic boyle suslenmemistin
"doğal olarak" ile benzer manalarda kullanılan tabi, tabi ki gibi ifadeler tabiattaki gibi tabii şeklinde mi yazılmalı yoksa tabi olmaktaki gibi tabi şeklinde mi yazılmalı. hangisi doğru?
"doğal olarak" ile benzer manalarda kullanılan tabi, tabi ki gibi ifadeler tabiattaki gibi tabii şeklinde mi yazılmalı yoksa tabi olmaktaki gibi tabi şeklinde mi yazılmalı. hangisi doğru?
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(04.12.24)
Hocam senin sorun yanlış. "Doğal, doğal olarak" anlamında kullanılan ifade "Tabii" şeklinde, "Tabi" ifadesi ise "Dahil olma, bağımlı olma, buyruğu altına girme" anlamında kullanılır, "Tabi ki" şeklinde bir ifade de yok ayrıca o da "Tabii ki" olacak Tabii'nin pekiştirilmiş hali.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.12.24)
Bu durumda tabiii ki şeklinde üç tane i kullanmak gerekir.
0
🌸benim icin hic boyle suslenmemistin
(04.12.24)
Tabii ki bu İstanbul gezimizde rehberimize tabi olacağız.
şeklinde bir örnekle @Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet +1 diyorum.
0
Mirket
(05.12.24)
Hepsi doğru.
0
10551037
(05.12.24)
(1)

Ağırlık çalışırken

Bir ben var benden şurada
Tükenişe gitmek nedir tam olarak neden önemlidir, tükeniş olmazsa olmaz mı?
Tükenişe gitmek nedir tam olarak neden önemlidir, tükeniş olmazsa olmaz mı?
0
Bir ben var benden şurada
(04.12.24)
İnsan vücudunda 2 tip kas lifi vardır; Tip-1 ve Tip-2 kas lifleri, vücuttaki oranı yarı yarıyadır. Biz ağırlık çalışması yaptığımızda ilk tekrarlarda mitokondri zengini ve oksijen kapasitesi daha yüksek ama "büyüme" kapasitesi daha düşük olan Tip-1 kas lifleri devreye girer, hareketi daha rahat yaptığımız nokta burasıdır fakat ilk tekrarlardan sonra yükü itmek/çekmek "istemsiz" olarak yavaşlamaya başlar, sen eğer bu noktada "yoruldum" deyip bırakırsan kasların çok fazla gelişmez zira dediğim gibi bu bölgede çalışan kas tipinin "büyüme" kapasitesi düşüktür fakat bu eşiği geçip birkaç tekrar daha yaparsan bu noktada çalışma kapasitesi daha düşük ama "büyüme" kabiliyeti daha yüksek olan Tip-2 kas lifleri devreye girer, Tip-2 kas liflerinin devreye girdiği ve yükün "istemsiz" olarak yavaş itildiği/çekildiği bölge tükenişe yakın/tükeniş bölgesidir, büyüme kapasitesi yüksek olan kas grubu Tip-2 kas lifleri olduğu için ve bu kas lifleri tükeniş/tükeniş çevresinde devreye girdiği için ağırlık çalışırken bu limitlere ulaşmak gerekiyor, bu sınıra geldiğimizde kasların yüke adaptasyon sağlayabilmesi için kaslar büyümeye teşvik edilir ve böylece yeni kas fiberleri kazanma sürecine girmiş oluruz, Tip-1 lifler çalışırken de büyüme gerçekleşir ama tükenişe yakın çalışıldığında alınan kazancın yanında bu çok küçük bir kazanç olur ama sanılanın aksine tükenişe yakın çalışmak için yüksek ağırlıkta çalışmak şart değildir; maksimum ağırlığın %55-60 civarında çalışarak da tükenişe gidilebilir, yani 20 tekrara giderek de tükeniş yaşayabilirsin ama 20 tekrarda gerçekten tükenişe mi gittin Tip-2 kas liflerin mi çalıştı yoksa merkezi bir "yorgunluk" mu yaşadın yüksek tekrarlarda bunun ayrımını yapmak biraz zor oluyor, o nedenle 8-12 aralığında tükenişe gidebileceğin bir ağırlık seçmen daha faydalı olacaktır. Tükeniş/Tükenişe yakın çalışmanın önemini basitçe anlatmak gerekirse bu şekilde oluyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.12.24)
(1)

bu iki kişi benziyor mu

blackkmamba
https://www.instagram.com/benjudbass/bir de google'a Denis Moschitto yazın ve bakın.
www.instagram.com

bir de google'a Denis Moschitto yazın ve bakın.
0
blackkmamba
(04.12.24)
İkisi de çemçük dudaklı o nedenle benziyor gibi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.12.24)
(4)

Eve spor salonu kuracağım

tchuck
Şimdi öncelikle;15 metrekarelik bir alanın zeminini bu spor zemini olarak kaplamak istiyorum. hep baktım tatami falan deniyor galiba bunlara ama ne almam gerek bilemedim. bir süür çeşidi var, kimi kokuyor demiş, kimi kokusu geçiyor merak etmeyin demiş. ne almam gerekyior buraası için?https://www.ama
Şimdi öncelikle;

15 metrekarelik bir alanın zeminini bu spor zemini olarak kaplamak istiyorum. hep baktım tatami falan deniyor galiba bunlara ama ne almam gerek bilemedim. bir süür çeşidi var, kimi kokuyor demiş, kimi kokusu geçiyor merak etmeyin demiş. ne almam gerekyior buraası için?

www.amazon.com.tr mesela bunu almayı düşünüyorum ilk olarak. genel olarak yorumlarını da beğendim, daha pahalı muadilleri de var ama gerke var mı bilemedim?

1 adet bench alacağım,
1 adet olimpik bar ve ağırlık alacağım.
dambıl setim mevcut.

bana başka ne önerebilirsiniz?
0
tchuck
(03.12.24)
şu duyurudaki en alttaki maddeyi de bir kontrol edebilirsiniz hocam;

www.eksiduyuru.com
0
WithWorth
(03.12.24)
Linkteki rack çok dandik, yani dandik derken evet vadettiği kiloyu tartar ama hiç stabil değil bu modeller sürekli tedirgin eder yıkıldı mı yıkılacak mı diye, ben olsam cage rack bakardım sahibinden'de 2. el olanları vardır, makara sistemini ona da kurabilirsin. Bench için ayarlı sehpa al incline/decline. Olimpik bar için powerlifting bar tavsiye ederim, zemin için de "gym kaucuk zemin kaplama" diye aratırsan daha amaca yönelik ürünler bulabilirsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.12.24)
Kaleci +1
Paraya kıyıp cage rack alın, hatta şu kenarlarına dips barı vs takilabilenlerden olursa kesinlikle future proof olur. Ben de hayatta buna güvenemem misal.

Barı kesin 20kg olimpik alın yani, daha azına gitmeyin.

Bu ideal olur, sonra zamanla bakarsiniz. Zaten bir adet bar, kg, squat cage, pullups/dips ile her spor yapılır.
0
logisticsmanager
(03.12.24)
www.trendyol.com

peki şunun alsam ve yanına 1 bench, 1 olimpik bar ve ağırlıklar alsam?
diğerleri için neleri önerirsiniz bana?
0
🌸tchuck
(05.12.24)
(6)

Şu spor programı nasıl ve ne tavsiye ederseniz?

put it in your appropriate place
1.KısımGöğüsFly MachineIncline Dumbbell PressPull upOmuzDumbbell ShrugLateral RaiseFace rope pullsBicepsBarbell CurlHammer CurlCable Biceps Curl2.KısımBacakLunges SırtLat PulldownSeated Cable RowPull upTricepsTricep PushdownTriceps KickbackChin Dips'de Pull up 2 güne ekledim genel bir hareket olduğu
1.Kısım
Göğüs
Fly Machine
Incline Dumbbell Press
Pull up

Omuz
Dumbbell Shrug
Lateral Raise
Face rope pulls

Biceps
Barbell Curl
Hammer Curl
Cable Biceps Curl


2.Kısım
Bacak
Lunges

Sırt
Lat Pulldown
Seated Cable Row
Pull up

Triceps
Tricep Pushdown
Triceps Kickback


Chin Dips'de Pull up 2 güne ekledim genel bir hareket olduğu için. Bacak için bir tane lazım ama Lunges her zaman yapıyorum, duruma göre bir tane daha ekliyorum.

Hedef ve amaç;

1) Obez olmamak en başta.
2) Zinde olmak, çevik olmak.
3) 5 km yürüdüğümde yorulmamak

Çıkartığım programla, hedefim ve amaç ne kadar birbirini tutuyor bilmiyorum.
0
put it in your appropriate place
(02.12.24)
Hareketin adı chin dip değil. O makinede asiste şekilde hem chin up hem dips yapabildiginiz için chin/dip diye ad koyulmus.

O yüzden chin up mi yapiyorsunuz dips mi yapiyorsunuz ikisini mi yapiyorsunuz anlamadim.
Ek olarak ikisi de genel bir hareket değil. Biri pull biri push. Ikisini de sürekli yaparsaniz dirsekleri ele alirsiniz.

Bacak zaten hiç yok, lunges oldukca gereksiz bir seçenek olmus bence.

Ben kendinize neden program yazdığınız hala anlamadim. Obez olmamak, zinde olmak, yürürken yorulmamak ile bu programin alakası yok.

Bu programı haftada iki gün mu yapacaksiniz yoksa 4 mu?

Ben olsam ppl yaparim en azından ve kanitlanmis ppl programlarindan birini kendim bir tane bile değişiklik yapmadan yaparim, sonuçta hareketleri bilmiyorsam program yazmayi da bilmiyorumdur.
Hemen misal efsane program;
www.reddit.com

Onun dışında amaciniz sadece bu ucuyse gider iki kettlbell alırım, evde armor bulding complex yaparim. Bir de ağırlık yeleği alir yürüyüşlere öyle çıkarım. 3 gun abc, iki gün ağırlıklı yürüyüş.

neyse ama burada kime "kendiniz program yazmayin" desek yaziyor, o yuzden kendi bildiginizi yapmaniz oldukca olasi.
0
logisticsmanager
(02.12.24)
Göğüs için bir tane flat press koy, omuz için bir tane press koy, bacak için squat leg press ya da leg ext koy lunges yetersiz ayrıca arka bacak için leg curl ya da stiff leg deadlift koy bir de add-abd bölgelerini ihmal etme. Sırt için bir tane büyük hareket koy ben barbel row ya da makinesi varsa chest supported row öneririm. Biceps için barbell curl yerine incline dumbbell curl öneririm triceps kickback yerine de overhead triceps extension varyasyonlarından birini öneririm fakat bunları nasıl yapacaksın nasıl uygulayacaksın önemli olan o, ben eksiklerini söyledim ama uygun bir programla yapmazsan bir işe yaramaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.12.24)
Öncelikle teşekkür ederim.

@logisticsmanager;

4 gün gideceğim salona ama bir gün kardiyo yapacağım sadece. Bacak için bir tane lazım ama ek olarak bacak makinelerden bir hareket daha yapıyorum. Dediğiniz linke bakarım bi, illa faydası olur.

@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet;

overhead triceps extension bana fazla gelebilir. az çok kendimi tanıyorum, neyi yaparım neyi yapamam biliyorum.
0
🌸put it in your appropriate place
(02.12.24)
4 gün gideceksen onun yerine 3 gün git full body yap bari. Bir gün de kardiyo yaparsin 4 gün olur. Hatta kardiyo gününü cardio + mobility/abs vs gibi yaparsan da iyi olabilir.

Şu program 3 gün ideal olmaz. Full body 3 gün için en optimali diyebiliriz bence.
0
logisticsmanager
(02.12.24)
@logisticsmanager'ın "kendiniz program yazmayin" sözü sayfada bir yerlere sabitlense yeri var. Konu hakkında o kadar kendini paralamasına rağmen, kimsenin de 'Hep söylediğine göre bir bildiği var.' dememesi de gerçekten tuhaf.

Bence o 'hedef ve amaçlar' için, haftada 3 gün ve 45 dakika zone 2'de koşu yapman çok daha uygun.
0
Mirket
(02.12.24)
Açıkcası kendi kendinize program yapmanızı tavsiye etmem.

Eskisi gibi değil internette milyonlarca lisanslı antrenör var.

Çok düzgün onaylanmış programlar var.

Kaliteli, yapabileceğinizi düşündüğünüz başlangıç seviyesi bir programla başlayın. mutlaka başlangıç seviyesi olsun.

Tabii antrenörün sertifikalı olup olmaması da önemli. Sertifikalı, bu işin biliminden anlayan bir antrenör olmalı ki sakatlanmayın.

Bir de seviyenize, yaşınıza, sağlık durumunuza uygun bir kondüsyon çalışması da ekleyin.

Obez olmamak istiyorsanız, beslenme programınız daha önemli.

Spor salonuna gidiyorsunuz diye anladım, o zaman hocanızdan bir program isteyin.
0
anten
(03.12.24)
(4)

fitness kahvaltı

blackkmamba
fitness yapan arkadaşlar kahvaltıda ne yiyorsunuz? yumurta pek sevmiyorum. onun dışında genel olarak ekmek de yemiyor sanırım sporcular. kahvaltıda ne yapıyorsunuz?bir de diğer öğünlerde farklı besinlerden yararlanmak için farklı şeyler yiyor musunuz yoksa tavuk pilav mı genelde?
fitness yapan arkadaşlar kahvaltıda ne yiyorsunuz? yumurta pek sevmiyorum. onun dışında genel olarak ekmek de yemiyor sanırım sporcular. kahvaltıda ne yapıyorsunuz?

bir de diğer öğünlerde farklı besinlerden yararlanmak için farklı şeyler yiyor musunuz yoksa tavuk pilav mı genelde?
0
blackkmamba
(01.12.24)
Kahvaltı: Yumurta domates zeytin peynir yeşil meşil bi şeyler çay.

Diğer öğünlerde;

Karbonhidrat: Pirinç, rice of cream, patates, makarna.
Protein: Tavuk, hindi, balık, kırmızı et.
Yağ: Zeytinyağı, tereyağı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.12.24)
Kendi planımdan örnek vereyim:

Kahvaltı vücudumun protein ihtiyacına göre yumurta ben bir tam bir de sadece beyaz olmak üzere iki yumurta yiyorum örneğin. 50 gr kadar falan peynir, 5-6 zeytin, bolca salatalık, domates ve yeşillik, bir dilim de sağlıklı bir undan yapılan ekmek. 1 porsiyon meyve

Öğlen: 100 gr proteinli bişey(tavuk, hindi, balık, ton, kırmızı et), 100 gr pirinç veya türevi ve salata

Akşam: 100 gr proteinli bişey, haşlanmış sebze ve yoğurt.

Bazen öğün atladığımda ya d ayumurtalı kahvaltı canım istemediğinde de yulaflı-süt-yoğurt-protein tozu ve meyve yapıyorum.
0
gergedan
(01.12.24)
kahvaltıyı pek sevmiyorum sabah erken olduğu için o yüzden zeytin peynir, proteinli fıstık ezmesi vs ile geçiriyorum. keyfim yerindeyse iki yumurta yiyorum.
öğlen ve akşam yemeklerinde et vs ile protein ihtiyacımı karşılıyorum.
eksik olursam protein bar ile takviye yapıyorum.
0
ercu cozer
(01.12.24)
Öğlen 12den önce bir şey yemem. Kahvalti yapmam.

Yiyecek olsaydim proteinli yogurt ile meyve falan yerdim. Ya da bir adet shake.
0
logisticsmanager
(01.12.24)
(3)

Göz çevresi için kırışıklık kremi

huzurlarinizda huzursuzluk
Selam,Göz altlarımda hafiften kırışıklıklar peydah oluyor gibi. Kullanıp fayda gördüğünüz bir ürün var mıdır? İnternette araştırıp alacağım ürünlere güvenemiyorum artık. Burada gerçekten kullanılıp tavsiye edilebilecek bir ürün var mıdır merak ettim. Teşekkürler şimdiden:)
Selam,

Göz altlarımda hafiften kırışıklıklar peydah oluyor gibi. Kullanıp fayda gördüğünüz bir ürün var mıdır? İnternette araştırıp alacağım ürünlere güvenemiyorum artık. Burada gerçekten kullanılıp tavsiye edilebilecek bir ürün var mıdır merak ettim. Teşekkürler şimdiden:)
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(30.11.24)
Yaş 31 bu arada.
0
🌸huzurlarinizda huzursuzluk
(30.11.24)
Bütçene uygunsa; www.medik8.com.tr

Ben bunları öneririm ama başka ürünlere de bakmak istersen a vitamini (retinol/retinal) içerikleri Anti-Aging için en ideal içeriklerdir, göz çevresi için pek fazla üretilmediği için dandik ürün çok çıkmaz karşına.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.11.24)
bakuchiol, resveratrol, argireline gibi içerikler önerilebilir. temiz içerikli kremlerle nemlendirmek gerek.
retinol ürünlerinin göz altında kullanılması sakıncalı; gözde kuruluğa sebep olabiliyor. hatta bırakın göz kremi olmasını yüze kullanıldığında da göz altına vazelin gibi kalın yapıda kremler sürüp bölgenin korunması önerilir. o açıdan iyice araştırmadan retinol kullanmayın.
0
suyin
(04.12.24)
(4)

Daha çok su kaldırır ne demek?

benim icin hic boyle suslenmemistin
Mesela "bu gelişmeler daha çok su kaldırır" derken ne kastediliyor?
Mesela "bu gelişmeler daha çok su kaldırır" derken ne kastediliyor?
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(30.11.24)
olay cikarir
0
buenosdias
(30.11.24)
Bir nesneyi suya bıraktığında nesnenin kütlesi oranında suyu taşırır; bir gelişme yaşandığında o gelişmenin önemine/büyüklüğüne göre aynı oranda tepki oluşur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.11.24)
O sözün esası "bu pirinç daha çok su kaldırır"dır. Bu sözü hamur kelimesiyle de söylerler. Hani daha çoook konuşulur, bunun hakkında daha pek çok laflar üretilir demektir.
0
muhayyer divan
(30.11.24)
@muhayyer divan +1
0
Mirket
(30.11.24)
(3)

Isınma ve Esneme Hareketleri

put it in your appropriate place
Yarın spora gideceğim. Sadece kardiyo yapacağım aslında ama gitmişken 3-5 Isınma ve Esneme Hareketleri yapayım, maksat iş olsun.Mekik, Ters Mekik, Inchworm Stretch ve Russian twist.Düşünceleriniz nedir? Başka ne önerisiniz?
Yarın spora gideceğim. Sadece kardiyo yapacağım aslında ama gitmişken 3-5 Isınma ve Esneme Hareketleri yapayım, maksat iş olsun.

Mekik, Ters Mekik, Inchworm Stretch ve Russian twist.

Düşünceleriniz nedir? Başka ne önerisiniz?
0
put it in your appropriate place
(27.11.24)
Bahsettiğin şeyler ısınma ve esneme hareketleri değil ama ısınma ve esneme hareketlerinin de normalde hiçbir faydası yok, onun yerine mobilite çalışması yapabilirsin örneklerini aratıp görebilirsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.11.24)
Kaleci +1
Isınmam; squat pozisyonunda dipte 30 saniye oturma
30 saniye hang yapma

Sonra yapacağım hareketi daha az agirliklarla 3 set artirarak yapıp ardindan normal setlere başlama.

Neyse yani bir işe yaramaz yapacaklariniz. Mobilite yapın. Original strength beğeniyorum, youtube bakabilirsiniz.
0
logisticsmanager
(27.11.24)
Omuzlar cok hassas oluyor omuzlari iyi isitmaya bak yoksa direk mafiş
0
Zetnikov
(28.11.24)
(13)

ağzınız kapalıyken alt ve üst dişleriniz birbirine değiyor mu?

inheritance
ağzınız kapalı, dinlenir pozisyonda (konuşmuyor, yemek yemiyor iken) diliniz dişlerinize temas ediyor mu? alt üst dişleriniz birbirine değiyor mu?
ağzınız kapalı, dinlenir pozisyonda (konuşmuyor, yemek yemiyor iken) diliniz dişlerinize temas ediyor mu? alt üst dişleriniz birbirine değiyor mu?
0
inheritance
(27.11.24)
Dişlerim birbirine değmiyor hafif bi aralık var gibi, dilim de üst damakla dişlerin kesişim noktasında duruyor sanırım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.11.24)
disler bazen evet bazen hayir. neye gore degisiyor bir fikrim yok. dilim genellikle dislere dokunuyor sanirim.
0
lemmiwinks
(27.11.24)
ön dislerin degmemesi lazim yoksa zamanla o darbelerden dolayi kirilirlar.
0
robert bosch
(27.11.24)
Alt ve üst dişleriniz ağız kapalıyken birbirine değmiyorsa maloklüzyon dediğimiz durum vardır. Bu nedenle ortodontiye başvurmanızı öneririm.
0
plastik turambar
(27.11.24)
ön dişler çok hafif önde olmalı. benim öyle.
0
gabe h coud
(27.11.24)
dislerimi birbirine degdirmek istersem elbet degiyor ancak agzin kapali durumdayken ve hicbir sey yapmazken normalde disler arasinda bir bosluk olusur ve bu dogaldir. dis sikan insanlara agiz plagi verilmesinin altindaki bilim de o bosluktur. kaslar kisaldigi icin tekrar cene kaslarina o boslugu yaratmayi ögretmektir. sayet disleriniz arasinda o bosluk olmuyorsa dis sikiyorsunuzdur, bir dis hekimi ile görüsün.
0
alice in potatoland
(27.11.24)
Dişler sürekli temas halinde olsaydı dişlerin tırtıklı uçları düzleşir, diş minesi çatlar, diş hassasiyeti oluşur ve buna bağlı komplikasyonlar gelişirdi diye tahmin ediyorum. Ayrıca maloklüzyon ile dişlerin aralıklı olmasının hiçbir alakası yok.
0
Bir ben var benden şurada
(27.11.24)
linki düzelttim: ibb.co

konuyla ilgili bu fotografa bakabilirsiniz. disler normal anlarda (normal resting position) öyle tezgah üstünde duran takma dis gibi birbirine temas etmez. temas ediyorsa dis sikiyorsunuzdur ve cene kaslari zamanla kisalir, dis minesi zarar görür ve migrenden tenisci dirsegine cesit cesit sikinti yaratir.

TMJ disorder diye aratabilirsiniz.
burada da normal resting position ve abnormal position arasindaki farki gösteren resim var: strivept.ca
üstteki yani normal pozisyondaki alt ve üst disler arasindaki bosluga dikkat edin.
0
alice in potatoland
(27.11.24)
bende dikkat etmezsem dişler birbirine değiyor. diş sıkma var evet, bunun için tedaviye başladım. ortodontiyede de başlıyorum. soruyu sormamın sebebi de buydu.
0
🌸inheritance
(27.11.24)
dil genelde alt dişlere değer
0
jamswety
(27.11.24)
hayır. bildiğim kadarıyla da değmemesi lazım.
0
co2s2
(27.11.24)
merhaba. ilk kez bir başkasının başlığına şasırdığım için yazıyorum. nasıl ya, sizin dişleriniz dikine oturduğunuzda, yolda yürürken falan hep kenetli değil mi? insanın normali bu değil mi? mesela duyuruya girdim, başlığı okurken dişlerim sımsıkı kenetliydi. ön dişler hafif önde olur yazan arkadas = zaten standart kafatasında üst çene (senin demek istediğin ön dişler) önde, alt çene geridedir, yoksa hem fiziksel görünüşün hem konuşurken çıkarttığın sesler normal olmazdı.

en son bu kadar askerde gözlerini tek tek (ayrı ayrı) kapatamayan insanlarda şaşırmıştım.

insanın dikey konumda diğer memeliler gibi dişlerinin hep sımsıkı olduğunu düşünuyordum. değilmiş. (gerçi ben çocukken alt çenem öndeydi, hala r leri söyleyemiyorum yerine başka harf koymuyorum, çatır cutur birbirine çakstırıyorum, dişlerimi gıcırdatmamdan dolayı nice dişçi plakları çiğneyerek erittim.)

problem sende değil bende ama normalinin harbiden şu ana kadar kenetli olması olduğunu düşünüyordum. sonuçta "ağzın açık avel avel ne geziyorsun" diye bir soru cümlemiz var, ona aldandım herhal.
0
libertine
(28.11.24)
ağzın açık avel avel ne geziyorsun durumu farkli bir durum. o lafta saskinlik, aliklik durumlarinda dudaklarin birbirinden ayrilmak suretiyle agiz boslugunun disaridan gözükmesinden bahsediliyor.
burada normal olarak degerlendirdigimiz, resting pozisyonda yani dudaklar kapaliyken dislerin birbirine degmemesi gerektigi.

hee, benim dudaklar resting pozisyonda da birbirine degmiyor diyorsa kisi zaten baska ortodontik sikintilar vardir orada.
0
alice in potatoland
(28.11.24)
(4)

Antrenman sayısı

Bir ben var benden şurada
Haftada kaç gün antrenman yapmak mantıklı benim zaman sorunum yok 7 gün bile gidebilirim.
Haftada kaç gün antrenman yapmak mantıklı benim zaman sorunum yok 7 gün bile gidebilirim.
0
Bir ben var benden şurada
(27.11.24)
Çok kafa yormadan 4. Çünkü arka planda bu soruya cevap vermek için gereken bir sürü bilgi var. Misal powerlifting yapan adama 6 gun fazlayken split yapan adama fazla olmayabilir.

Ben haftanın 6 günü spor yapıyorum. 3 gün strength training, 2 gün dagda yürüyüş, 1 gün mobility vs evde.

Bunun net bir cevabı yok. Full body yapana misal 3 gün ideal.
0
logisticsmanager
(27.11.24)
4-5 gün ideal ama yapılan antrenman rutinine ve amacına göre de değişkenlik gösterebilir; amaç klasik kas gelişimiyse her kas grubu için toplamda ~20 set, bir çalışma gününde de ~10 set iyidir, bu formüle göre de her kas grubunu haftada 2 kez çalışacak şekilde periyotladığınızda ideal çalışma sıklığını yakalamış olursunuz ama dediğim gibi antrenman geçmişinize amacınıza göre de değişebiliyor bu hedefler, güç programı uygulamak istersen 3 gün de yeter. Ben haftada 1 kez bacak çalıştığım için 5 günlük programla çalışıyorum, bacak için 1 gün ayırıyorum ama istesem bacağı başka bir güne entegre edip haftada 4 gün ama 2 kez de bacak çalışabilirim ama bacak recovery'si bana artık zor geldiği için 1 gün yapıyorum fakat o gün sadece bacak çalışıp geçiyorum yine verim alabiliyorum, bu bir örnek tabii yoksa modifiye edilebilecek pek çok seçenek var ama "bro benim bilgim sıfır kafamı çok karıştırma" dersen push-pull-legs ya da upper-lower gibi programları araştır dümdüz programlar bunlar herkes için de uygun, bunlardan birini yap geç, her şekilde verim alabilirsin ama antrenman kadar dinlenmek de önemli alınan kaloriler de önemli, hepsi önemli. Ben de isterim haftanın 7 günü antrenman yapayım ama antrenman yaparken değil dinlenirken gelişiyoruz; dinlenmeyi ne kadar ihmal edersen gelişimin o kadar yavaş/az olur. Ayrıca biz antrenmanda sadece kasları zorlayarak gelişmeye ve güçlenmeye teşvik ediyoruz, sonrasında gerekli kalorileri (karb. protein, yağ) gelmediğinde ileri değil geri gidersin o nedenle de düzgün bir kalori hesabı yapılması gerekir, bunların hepsi birbirine bağlı birbiriyle ilişkili konular, hangisi eksikse o senin gelişimini engeller.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.11.24)
valla yeterli dinlendikten sonra 7 gun de gidilir ama bir gunu rest ya da cok hafif yuruyus, hafif bisiklet, merdiven, esneme-mobilite olabilir. diger gunleri de 4'u agir 3'u hafif ya da 5'i agir 2'si hafif seklinde de olabilir. zamani olan insan icin bence mahsuru yok tabi vucudu da dinlemek lazim. normalde insanlara soylenen haftada 3-4'tur cunku insanlarin yogun bir yasamlari calisma tempolari falan oldugu dusunuldugu icin ama daha hafif bir tempoda bence mahsuru yok ama 7 gun de basabasa agirlik girilmez tabi ne olursa olsun.
0
bay b
(27.11.24)
Ben konuya farklı bir açıdan yaklaşayım.

Beslenme ve spor konusunda ne yapıyorsanız, bunu, bundan sonraki yaşamınız olarak düşünerek, planlayarak yapmalısınız. Ben bundan sonra spor yapacağım deyip ama sporu yaşamının merkezine koyamayıp, haftanın 6-7 günü spora abanırsan, yaşamındaki öncelikler bu 6-7 günü eninde sonunda tırpanlayacak ve kendi kendine zarar verdiğinle kalacaksın.

Çünkü ne kadar ağır veya yoğun spor yaparsan, beslenmeni de ona göre arttırman, düzenlemen gerekecek. Sporu gevşetmek ya da bırakmak kolay ama o yoğun beslenme alışkanlığını zor bırakacak lömbür lömbür yağlanacaksın.

Bu yüzden spora yeni başlayan biriysen, yaşamındaki en uygun saatleri gözeterek ve boş gün bırakarak haftada 3 gün birer saatle başlayıp, 6 ay sonra, bir sene sonra Aaaa ben sevdim, sporla yaşam tarzını, mesela ilerde baba olunca da hem çocuğuma zaman ayırıp hem daha fazla spor yapma imkanı bulabilirim diyorsan, öyle dedikçe süreyi de günü de arttırabilirsin tabi.
0
Mirket
(27.11.24)
(14)

su an gecmiste hangi gün ve nereye gitmek isterdiniz

robert bosch
sb.ben lisansta okurken istanbul'a gezmeye ve arkadaslarimi görmeye giderdim. gercekten cok egleniyorduk. su an neredeyse hepsiyle türlü sebeplerden aram bozuldu ama o zaman inanilmaz egleniyorduk. basima bir is gelmeyecekse yine o sekilde, o kafayla, onlarla istabul'da deli dolu bir hafta gecirmek
sb.

ben lisansta okurken istanbul'a gezmeye ve arkadaslarimi görmeye giderdim. gercekten cok egleniyorduk.
su an neredeyse hepsiyle türlü sebeplerden aram bozuldu ama o zaman inanilmaz egleniyorduk. basima bir is gelmeyecekse yine o sekilde, o kafayla, onlarla istabul'da deli dolu bir hafta gecirmek isterdim. :)
0
robert bosch
(25.11.24)
2011 yılına gitmek isterdim. O dönem gittiğim resim kursu zamanlarına. Bir de geçen sene bu zamanlara, çalıştığım iş yerine. Oradaki iş arkadaşımı çok özledim.
0
rock n roll
(25.11.24)
2004'e gidip üniversite arkadaşlarımla lan'da oyun oynadığım döneme gidip oyun oynayıp dönerdim. aynı anda dersler ve sınavlar da var, onları görmeden tabii :d
2014'e gidip biraz sevişip dönerdim. hatta bu yetenek tek seferlik değilse 2014'ü tekrar tekrar yaşardım.
0
gabe h coud
(25.11.24)
Şimdiki kafamla geçmişe gidersem kan çıkar. Ben pas geçeyim.
0
sekizdokuzon
(25.11.24)
2019 2020 aralığı olabilir. Hayatımın en prime dönemiydi. Gerçi felaket bir ekonomik çöküntü geldi arkasından pandemi ile birlikte :')

2011 yılında büyükadaya gittiğim güne de dönebilirim çok mutlu bir gündü ama yine sevinir miyim bilemedim o arkadaşım artık hayatta değil..
0
kullanicadi
(25.11.24)
23 temmuz 1997 tarihine.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.11.24)
@kaleci, nicin?
0
🌸robert bosch
(25.11.24)
15 kat arttı diye çok kazandim zannedip sattığım hisse senedini sattığım ana gitmek isterdim. 538 kat arttı çünkü:(
0
alimcgraw
(25.11.24)
Anne karnına düştüğüm ana dönüp o ceninin oluşmaması için gereken her şeyin yapılmasına uğraşırdım. Niye doğdum anlamıyorum, saçma sapan bir yer burası. Bi de soğuk.
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@ali, kaybin icin üzüldüm. para her zaman kazanilir bosver.

Ama sana tavsiyem borsadan uzak dur çünkü pek anlamiyor gibisin. Borsa senin gibi sabirsiz olanin sabirliya para kazandirdigi yerdir.
0
🌸robert bosch
(25.11.24)
Lan ben her geçen gün çok daha mutluyum, her şey süper. Geçmişe gidersem daha az mutlu olurum...
0
Shepard
(25.11.24)
Sanırım 2012-2013. Zorlu bi seneydi ama yatılı okulda birlikte okuduğumuz manitamla istanbul'a üniversiteye gitmiştik, bütün arkadaşlarımız oradaydı. Değişik, zorlu ve keyifliydi.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(26.11.24)
üniversite tercihi yaptığım güne gitmek isterdim.
0
tabudeviren
(26.11.24)
2011 yazina gitmek isterdim.
mis gibi pasaportu almissin isin bitmis, 10 sene sinirindasin, donsene salak..
ah ulan ah..
0
cooperr
(26.11.24)
2012-2013 yıllarına, eskişehir'e üniversitenin ilk yıllarına dönmek isterdim. hayat heyecanımın en fazla olduğu dönemlerdi.
0
sabenburak
(26.11.24)
(21)

bu beslenme kötü mü

robert bosch
bugün iyi beslendigimi düsünüyorum. boyum 1.62, 29K, düzensiz ve kardiyo agirlikli egzersiz yapan biriyim.chatgpt'ye sordum gicik gicik konustu. bir de size soruyim. bu beslenme nasil? sabah- 2 bardak sade filtre kahve ve bir avuc yaban mersiniöglen - 1 bardak sade filtre kahve, biberli domatesli o
bugün iyi beslendigimi düsünüyorum. boyum 1.62, 29K, düzensiz ve kardiyo agirlikli egzersiz yapan biriyim.
chatgpt'ye sordum gicik gicik konustu.
bir de size soruyim. bu beslenme nasil?

sabah- 2 bardak sade filtre kahve ve bir avuc yaban mersini
öglen - 1 bardak sade filtre kahve, biberli domatesli omlet, iki dilim ekmek, biraz peynir 7-8 tane siyah zeytin, 2 ceviz
ögleden sonra - 5 tane mandalina
aksam yemegi - 1 avokado (ezilmis, limonlu ve yagli), bir dilim ekmek, birazcik peynir ve 5-6 tane siyah zeytin, bol yesillikli salata, üstüne bir tane muffin
0
robert bosch
(23.11.24)
Kalori miktarı ve makro dağılımı normal bir insanın sadece sağ bacağı için yeterli olur gibi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.11.24)
azıcık da et yeseymişsin :) iyi ama hem yeterli kalori hem de çeşitli kaliteli yiyecekler. bence. keyif almışsındır.
0
gabe h coud
(23.11.24)
@kaleci, nasil yani?

@gabe, her gün et yenmez :P
0
🌸robert bosch
(23.11.24)
chatgpt hakli. protein yok. gun boyunca kahvalti yapiyorsunuz gibi geldi bana :)
0
antikadimag
(23.11.24)
Omlet kaç yumurtalı? Protein miktarı ona bağlı biraz ama 5-6 yumurtalı değilse (ki öyleyse bile olmayabilir de) protein alımı çok düşük değil mi? Hadi her gün et yenmez diyelim de bari bakliyat olsaydı.

Genel kalori toplamında şeker çok gibi 5 mandalina ile. Onun dışında da hiçbir şey yememişsiniz zaten. Tüm gün yedikleriniz normal kahvaltı olarak geçebilecek bir kalori neredeyse mandalinalar hariç. Hem az hem sağlıksız geldi bana
0
nundu
(23.11.24)
Ha bence her gün et (tavuk ve balık dahil) yenir ayrıca. Protein alımı önemli
0
nundu
(23.11.24)
Yetersiz bir içerik. Yani yanlış anlama ofansif bir cevap değil bu ama instagram'da pazar sabahları paylaşılan "ben çok sağlıklı besleniyorum ve mutluyum" havasında bir menü bu doğru düzgün protein yok karbonhidrat yok, biraz sağlıklı yağdan zengin o kadar. Beslenmesine özel olarak dikkat eden birisi en kötü durumda kilosu kadar protein almıyorsa o beslenme kötüdür. Ha içerik kötü değil ama yetersiz; 2 yumurta dediğin 10-12 gram protein, yumurtadan gelen 10 gram protein ve birkaç dilim ekmekten gelen karbonhidrat hem sürdürülebilir bir rutin değil hem de sağlıklı değil ama dediğim gibi içerik kötü değil ama eksik ve yetersiz, gerçi birkaç kez daha okusam içeriğin de kötü olduğuna ikna olabilirim ama o kadarını yapmıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.11.24)
Böyle beslenmeye devam edersen yakın zamanda demir eksikliği anemisi yapar bu.
0
Mirket
(23.11.24)
buna kötü diyenler bugün ne yediniz paylasir misiniz?
ben yiyecek yemek bulamiyorum
0
🌸robert bosch
(23.11.24)
et olur, baklagil olur. 'yemek' diyebilecegimiz bir sey yok sizin menude. ekmegi cikarsak tarim oncesi avci toplayici menusu valla :)

mercimek corbasi yapin, fasulye yapin, pilav yapin. et yiyin.
et icin tercihen yagli ve agir metal orani dusuk baliklar idealdir somon, hamsi, istavrit gibi.
ya da sakatat ciger, kokorec gibi.
0
antikadimag
(23.11.24)
Sabah
100 gr kızarmış ekmek ile iki haşlanmuş yumurta, 10-12 tane yeşil zeytin, çay

Öğlen
Bezelye yemeği
Mercimek çorbası
Yeşil salata
3-4 kaşık zeytinyağlı pırasa

Akşam
80gr mantı
Yeşil salata
Yarım kase yoğurt
Bezelye yemeği

Öğleden sonra da çayla bir mandalina büyüklüğünde kabak tatlısı yemiştim
0
grimavi
(23.11.24)
@grimavi, yemekhanede mi yedin? :) hangi evde normal sartlarda 3-4 cesit course yemek cikiyor please
0
🌸robert bosch
(24.11.24)
Izgara tavuk, fırında balık, köfte vs döndürüp döndürüp yapılabilecek et çeşitleri var. Hadi et olmasın dersen bakliyatla yapilabilecek yine zibilyon çeşit yemek var.

Side dish olarak pilav, makarna, bulgur pilavı yine çeşitleriyle beraber döner.

Salata/haşlanmış sebze/yoğurt/cacık/turşu gibi soğuk kısmı yine alternatif açısından zengin.

Ben çok aramam ama çorba konusunda da çeşit çok. Bazı günler ana yemek, bazı günler side dish tarzı çorba yapılabilir.

Bu yemeklerin çoğu önden yapılıp gün gün tüketilebilir, bir gün yapılıp ikinci gün yenebilir.

3-4 çeşit course'a gerek yok. Sizin menüdeki kahvaltı ve öğle yemeğini tek öğünde birleştirip, akşam da tavuk-makarna-salata ya da bakliyat-pilav-cacık gibi alternatifler yapılarak mis gibi beslenme çıkar.

Hepsini yapmaya üşeniyorsanız, migrostan hazır köfte airfryerda, yayla hazır makarna mikrodalgada pişirip biraz yeşillikle yenir yani ki ben bu son yazdığımı yapıyorum genelde :d yine de yiyecek yemek bulamıyorum denmez pek
0
nundu
(24.11.24)
Hic tavuk et balik fast food bir sey yok mu. Oyuncu manken vs gibi hayatsiz falan degilsen no no. Muhtemelen de 50 55 kilo bir seysin. Biraz protein bakliyat nerede sart
0
optimistbakunin
(24.11.24)
rober sokağa çıkarken cebine taş tuğla falan koy. ben bu kadarcık yesem gece açlıktan uyuyamam aw

yemekleri çok yapıp parçalar halinde buzluğa at, sonra istediğin zaman 10dkda ısıt ye. redditte mailprepsunday subına göz at
0
titanyum22
(24.11.24)
çoğu sağlıklı kaynaktan olsa da şeker oranı yüksek geldi bana. minimum dokunuşla kendime göre ayarlarsam şöyle yapardım ben:

sabah- 200-250 gr yoğurt - 30-35 gr yulaf ezmesi/müsli vb.
öglen - biberli domatesli omlet, iki dilim ekmek, biraz peynir 15 tane siyah zeytin, 5 ceviz
ögleden sonra - 3 tane mandalina
aksam yemegi - et içeren herhangi bir gerçek yemek, iki-üç dilim ekmek (ya da pilav/makarna), bol yesillikli salata

bana bu daha dengeli geliyor. evde olduğumda öğle yemeğini kahvaltı gibi yapmayı severim ama sizin akşam yemeği de kahvaltı gibi olmuş.
0
duguit
(24.11.24)
Yemekhanede yemedim valla benim evde çıkıyor kendim yapıyorum :)
r.resimlink.com
r.resimlink.com

3-4 çeşit mevsim sebzesi öğren (ıspanak, brokoli, pırasa, kereviz, karnıbahar)
3-4 tane çorba çeşidi öğren (yayla, domates, mercimek, tarhana, şehriye, tavuk)
3-4 farklı bakliyat yemeği (yeşil mercimek, nohut, fasulye, barbunya )

Yancı olarak pilav bulgur makarna
bazen turşu bazen yeşil salata

Her satırdan bir tane seçip bunları kendi içinde döndürmeye alışınca ne yiyecem derdin azalıyor, her akşam 4 farklı şeye de gerek yok, içlerinden 2 tane seçsen bile düzgün bir döngü tutturabilirsin
0
grimavi
(24.11.24)
şöyle yapsanız bence daha iyi olurdu:

sabah : çay - yumurta - peynir - zeytin - yaban mersini - ekmek
öğlen : bol salata - köfte ya da tavuk göğsü ya da balık - az ekmek
öğleden sonra : meyve - ceviz
akşam : avokado + salata + peynir + çok az ekmek

ben öğlen sucuklu yumurta ve peynir yedim. akşam üzerinde de köfte ve domates yedim. ekmeksiz.
0
co2s2
(24.11.24)
yemek tarifleri bekliyoruz sinem apla.

karnabahar fikri güzelmis.
0
🌸robert bosch
(24.11.24)
Güne hem de 2 bardak kahveyle başlamak seni gergin, endişeli, huzursuz, uykularını da kalitesiz ve az hale getirir. Güne illa sıcak bir sıvıyla başlamak istersen bence siyah çay ile başla, hem antioksidan alırsın hem uyandırır. Kahve kullanımını tehlikeli buldum...
0
muhayyer divan
(24.11.24)
lifli gıdalar, sebzeler, ettavukbalık eksik
0
bir soru sorcam
(24.11.24)
(4)

"middle cheek line"

feastofthedamned
Yüzünde bu çizgilerden olan var mi ? Ve cerrahi müdahale olmaksizin nasil kurtulunur ?Ne oldugunu görmeniz açisindan bir link birakiyorum;https://www.reddit.com/r/30PlusSkinCare/s/liDyjyRvhtÇocukluktan beri bu var ve yaslandikça daha da belirgin oldu.Yüzüme hafif çarpraz baktigimda yanaklarim "3" gi
Yüzünde bu çizgilerden olan var mi ? Ve cerrahi müdahale olmaksizin nasil kurtulunur ?

Ne oldugunu görmeniz açisindan bir link birakiyorum;

www.reddit.com

Çocukluktan beri bu var ve yaslandikça daha da belirgin oldu.

Yüzüme hafif çarpraz baktigimda yanaklarim "3" gibi duruyor, normalde ")" olacak iken.
0
feastofthedamned
(23.11.24)
doktorların yalancısı olarak , gerek yıllanma, gerek hacim değişiklikleri bilhassa da çocukluktan beri var olan deri farklılıklarınız ameliyat dışında düzeltilmez. Spor yaptım derim sıkılaştı diye bir şey yok misal. Bu hep sahip olduğunuz bir özellikse, değiştirmek için estetik ameliyat olmak gerekir çok yüksek ihtimalle.
0
wallcan
(23.11.24)
yüz yogası.
biraz emek ister ama sonuç alırsınız. before-afterlara bakıp karar verin.
0
janderzel zartanyan
(23.11.24)
Hocam zaten siz söylüyorsunuz yaşlandıkça arttı diye, çünkü yaşlandıkça kolajen proteinleri artık kolajen sentezlemeyi bırakıyor, kolajen sentezi yavaşlayınca da derimiz sarkmaya başlıyor çizgiler başlıyor boşluklar oluşuyor vs. bu süreci geri çevirmek çok mümkün değil, aslında hiç mümkün değil ama ben çok mümkün değil diyorum, medikal destekler dışında pek çözüm yok ne yazık ki.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.11.24)
kolajen artırımının bir yolu var ama böyle bir baraj dolusu beklemeyin: dermaroller.
bildiğiniz ciltte mikro boyutta delikler açarak cildin kolajen üretmesine neden oluyorsunuz. evde de uygulanabiliyor. hatta bazı youtuberlar var sırf bu dermaroller kullanımı üzerine. kanatıyorlar cildi. ben şahsen kanatacak kadar yapmadım ancak faydayı maksimum almak için önerilen o.

gençlik aşısı yaptıran bir arkadaşım oldu ve pişman. işe yaramadı onda.

keten tohumu yine uzun vadeli. "2 ay içtim böyle de gerildi" mümkün değil. etkisi düşük. surata sürüyorlar ama ona da ben ikna olmadım. içiyor muyum evet. kolajen peptitlerinden de fayda almadım.

ben yine yüz yogası diyorum. gua sha taşlı veya elle.

istikrar henüz sağlamamakla birlikte ben de başladım ancak gün olduğu için size kanıt sunamıyorum. hafta bile değil. alındaki gerginliği azalttığı için göz yorgunluğunun azaldığını teyit edebilirim 2 gün için.
0
janderzel zartanyan
(23.11.24)
(4)

Aflatoksin ve Dubai çikolatası

parka
Antep fıstığında aflatoksin bulunduğu içinihraç azalmış, tüketim artsın diye dubai çikolatasınıpopüler yaptılar deniyor. Doğru mu?
Antep fıstığında aflatoksin bulunduğu için
ihraç azalmış, tüketim artsın diye dubai çikolatasını
popüler yaptılar deniyor. Doğru mu?
0
parka
(23.11.24)
Dubai çikolatasını halkımızın görgüsüzlüğü popüler yaptı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.11.24)
evet, gıda dedektifi ve bazı doktorların paylaşımında gördüm bunu.
0
titanyum22
(23.11.24)
Alakası yok.

Aflatoksin bu sene olusan bir durum degil.her zaman vardi ve varolmaya devam edecek.

Dubai cikolatasi da son aylarda trend oln bir urun ve cikis noktasi biz degiliz.dubai de meshur oldu.bizim yerli ureticiler hizli bir sekilde uretime girdiler.yurticinde olusan talebin cok daha fazlasi yurtdisinda var.sunu cok net soyleyebilirim ki sadece benim yuklemesini yaptigim adetler milyonun uzerinde.ambalajli urunlerde,butik pastane urunleride avrupa girisinde kontrolden geciyor.sadece bugun 24000 adet 100 gr lik yukledim,sinterklaasa ozel hollandaya gonderdim.

Ayni sekilde antep fistigida tasimaya devam ediyoruz.ekim ayinda aflatoksin yuksek cikan urunler fazlaca oldugunda fiyatlarda bir dusme olmustu ama simdi yeniden ayni seviyeleri yakaladi,fistik ezmeleri,helvalar ayni sekilde yogun ihracat var.
0
duptıs
(23.11.24)
zannetmiyorum. migros dahil olmak üzere bazı marketlerde Antep fıstıklarında çok ciddi indirimler vardı. Antep fıstığı satmak için illa Dubai çikolatası gerekmiyor.

benzer şeyler sürekli yaşanıyor, biz anlamıyoruz. en masum örneği güney Amerika'dan gelen muz gemileridir. muz meyvesi, yeşilken toplanır ve gemiyle gelirken olgunlaşmaya devam eder. bunun bir hesabı varmış. gemide geçecek süre ve türkiye'de satılana kadar geçecek süre hesaplanıp, ona göre toplanıyormuş ağaçlardan. ama eğer gemi gecikirse, türkiye'de çok beklemeden hemen satılması gerektiği için muzda çok acayip indirim oluyor
0
co2s2
(24.11.24)
(5)

Fitness’ta plato dönemi

don’t panic
Arkadaşlar merhaba,Bir süredir çok yerimde saydığımı düşünüyorum. Kendime plan, program da yapamaz oldum. Alt vücudu da ihmal ettim çünkü squat ve deadlift sonrası bel ağrılarım başladı son zamanlarda. Yanlış formda yaptığıma delalet galiba. Squat ve deadlift olmayınca da alt vücut, bacak çalışasım
Arkadaşlar merhaba,
Bir süredir çok yerimde saydığımı düşünüyorum. Kendime plan, program da yapamaz oldum.
Alt vücudu da ihmal ettim çünkü squat ve deadlift sonrası bel ağrılarım başladı son zamanlarda. Yanlış formda yaptığıma delalet galiba. Squat ve deadlift olmayınca da alt vücut, bacak çalışasım gelmiyor. Her neyse önümde temiz bir 8 gün boşluğum var. 2 dolu 1 off 2 dolu 1 off 2 dolu şeklinde yoğun geçirmeyi düşünüyorum. Nasıl bir plan yapabilirim? İçinde her bölgenin olduğu. Varsa önerileriniz alırım. Teşekkür ederim…
0
don’t panic
(22.11.24)
Yani verilen bilgilerde net olarak ne zamandir yapiyorsunuz vs yok ama plato diyorsaniz ve özellikle strength trainingse iki yöntem var;
7 haftada bir en kötü deload week yapmak. Programınıza göre bunun tipleri vardır.

Ikincisi mevcut ağırlığı yüzde 10-15 düşürup tekrar başlamak.

Programınızı kendiniz mi yaziyorsunuz? Oyleyse bence yazmayin.
0
logisticsmanager
(22.11.24)
@logisticsmanager

2014’ten beri fitness yapıyorum ve programı hep kendim yazıyorum evet. Son 1 yıla kadar hiç supplement kullanmamıştım, son 1 yıldır weider whey kullanıyorum. Bir diğer bilgi de 6-7 aydır boksla birlikte götürmeye çalışıyorum. Teşekkürler.
0
🌸don’t panic
(22.11.24)
Squat ve deadlift sana yaramıyorsa alternatifleri değerlendir leg press ve leg curl yap, burada morali bozacak bir şey yok neticede güç sporcusu değilsin diye tahmin ediyorum bu hareketleri yapmak zorunda değilsin, ha yok ben aşığım bu hareketlere diyorsan zamanının bir kısmını egolift yapmadan düşük ağırlıklarla formunu mükemmelleştirmeye ayır, aslında compound hareketlerde gereğinden fazla ağırlık kaldırmaya çalışmıyorsan insan mekaniğine uyumlu hareketler olduğu için hareketleri yanlış yapmak çok mmükün değil, formlar genelde yüksek ağırlık denemelerinde bozuluyor o da ağrı sızı getiriyor.

İkinci olarak Push-Pull-Legs antrenmanı yapabilirsin: A gününde itiş (Göğüs-omuz-triceps) B gününde çekiş (Sırt-triceps-abs) C gününde bacak 1 gün Off sonra ilk 3 günün tekrarı.

Bunların dışında yerinde sayanların yaptığı en büyük yanlış kalori alımını düzgün yapamamaları oluyor. Gym'de deli gibi çalışan onca insan var, konuşurken kaç kalori alıyorsun diyorum bilmiyorum diyor, diğeri diyor 100 gram karbonhidrat alıyorum öteki diyor ben kalori saymıyorum, halbuki ne kadar yoğun çalışıyorsan o kadar yüksek kalori almak gerekiyor, bu tıpkı 5000 motor arabaya 200 liralık benzin alıp Kuzey Marmara otobanına çıkmaya benziyor fayda alamayacağın bilakis zarar göreceğin bir yanlışlık.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.11.24)
Günde ne kadar whey alıyorsun desem, makroları dengelemek için gerektiği kadar değil de günde şu kadar ölçek diye cevap vereceksin diye korkuyorum.

Eğer ikinci şık doğruysa, sporcu beslenmesi konusunda destek almalısın.

Ve ayrıca 10 yıldır bu işin içinde olup hala tekniğin konusunda şüphelerin varsa bir PT desteği almalısın.
0
Mirket
(22.11.24)
Abi sen bilirsin de plato yasiyorum, ne yapayim diyorsun.
Supplement kullanıp kullanmaman önemsiz detay.
Squat deadlift form sorunu diyorsun.

Ben su veriler ile sorunun senin kendine yazdığın programlar olduğunu söylerim. burada da hep aynısını derim zaten. Ben misal hayatimda kendi programimi yazmadim, 2010dan beri yapıyorum.

Bence sen bir adet reddit fitnesswikide olan ppl yap. Layne norton var galiba ppl onun programi iyi misal.
Isi bu olan adamlar varken kendine yazma, program yazmak özellikle bodybuilding vs için zor iş.
0
logisticsmanager
(22.11.24)
(5)

Yanak kıllarınızı nasıl alıyorsunuz?

daktilosunu satan yazar
SelamlarBu yanak kıllarına ne yapıyorsunuz?Berberde ağda ile aldırıyorum ama ayda 1 berbere gidince de yeterli gelmiyor.Bunlara ne tarz işlemler yapıyorsunuz?
Selamlar

Bu yanak kıllarına ne yapıyorsunuz?
Berberde ağda ile aldırıyorum ama ayda 1 berbere gidince de yeterli gelmiyor.
Bunlara ne tarz işlemler yapıyorsunuz?
0
daktilosunu satan yazar
(22.11.24)
Ben uzadıkça usturayla kesiyorum, ağda gibi işlemler yüz için çok sağlıklı değil, sen istersen lazer epilasyon yaptırıp kökten kurtulabilirsin birkaç seans yeterli olur sanırım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.11.24)
eski berberim her gittiğimde yakalım mı ağda mı yapalım diye sorardı ben de makineyle al geç derdim, o kadar uzamıyor benim sarışınlığın da etkisi vardır ama işte berbere gittikçe aldırıyorum.

Onun dışında tavsiye olarak, Rossmann'da uygun fiyatlı bir ufak tıraş makinesi var. Sakal falan zor olur onunla ama bence tam bu yanak kılları için ideal. Günlük bile yapsan otuz saniyede biter. Ağda, lazer falan uğraşmaktan daha pratik bence.
0
nundu
(22.11.24)
Şu basit saçma alet ilginç bir şekilde hoşuma gidiyor gayet de temiz alıyor

www.hepsiburada.com

yollarda falan da satarlar bunlardan eskiden 10-20 liraydı.
0
ananiyimioguz
(22.11.24)
Gratis'in kendi markası olan yüz ağda bantları var 24'lü. Bir kutu alınca uzun bir süre gidiyor bana. Uğraştırmıyor da, 10 saniye sürüyor hepi topu.
0
akhenaten
(22.11.24)
vaktim olursa cımbızla. yoksa sabah işe giderken kuru kuru gillete mach 3'ü sürüyorum.
0
xrated
(22.11.24)
(5)

Fitness ayakkabisi önerisi

yuvarlanantencereninkapagi
Galiba tabanının düz olması gerekiyormuş. Kullanıp memnun kaldığınız var mı? Bütçe 5-6 bin TL ama daha uygun olmasını tercih ederim
Galiba tabanının düz olması gerekiyormuş. Kullanıp memnun kaldığınız var mı? Bütçe 5-6 bin TL ama daha uygun olmasını tercih ederim
0
yuvarlanantencereninkapagi
(21.11.24)
Ağırlık kaldıracaksan daha önce verdiğim bi cevabı tekrar vereyim:

"Tabanı sert, esnemeyen, hava yastıklaması olmayan ayakkabılardan seç, koşu ayakkabısı gibi olmasın yani ivmelenme yaratmayan stabil bir duruşu olmalı. Eğer bütçen varsa Nike Metcon ya da Adidas Dropset serilerine bakabilirsin ikisi de çok iyidir ben Metcon'ları seviyorum; bütçem yok dersen Futsal ayakkabısı diye aratıp bi bak o ayakkabılar da iyidir, ayrıca Converse'ler de çok iyi antrenman ayakkabılarıdır."
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.11.24)
Nike metcon, ya da reebok nano serilerini tavsiye ederim. Boyner'de nano 4'lerde de metcon'larda da indirim var. Bir bakın derim.
0
thracia
(21.11.24)
Spora yeni başlamış birine özel bir fitness ayakkabısı gerekmez diye düşünüyorum. Kot pantolon altına yakışacak bir ayakkabı uygun olur senin için ve salonda çalışan çocukların hayranlıkla bakmaya başladıkları zamanlar gelene kadar da yeterli olur.
0
Mirket
(21.11.24)
Kot pantolonon altına çok yakıştırıyorum ayrıca çok da rahat diyerek gidip bi koşu ayakkabısı alırsanız, -mesela bir cayano 30- kendinizi sakatlarsınız. Tabanının söylendiği gibi düz olması önemli. eğer bütçe dostu olsun istiyorsanız Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet'in verdiği gibi Converse ayakkabılarla da sakatlanmadan fitness antrenmanları yapabilirsiniz.
0
thracia
(21.11.24)
En iyisi running yazan ayakkabilar hem spor yaparsin hem hava alir hem kosu bandinda yardirabiliyorsun sikinti olmuyor
0
Zetnikov
(21.11.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.